Her şey sadece seninle ilgiliydi ve ilgi şimdilik benim uzmanlık alanım değildi, günlerden güz ve mevsimlerden herhangi biri idi. Bilmem kaçıncı günün kaçıncı akşamında bir Ankara soğuğunda girdiğim esnaf lokantasında içtiğim kaçıncı çorba idi, belki de hiç içilmemişti. Çorba mı tuzlu idi, ben mi dertli idim ya da çorbanın kepçesi uzundu da ben mi yavaştım […]
Devamını OkuYaz biti. Kuğulu Park’taki ağaçların hışırtılarından, sararmış yapraklardan, giderek azalan çocuk sesinden, sokak röportajı için sıraya giren 65 yaş üstü emeklilerden sonbaharın gelişini hissedebilmek mümkün. Yaz bir rüyadır. Gelir ve geçer. Geriye birkaç hatıra kalır. Onları da kışın hatırlamak üzere zihninizin bir köşesine saklarız. Evvelsi gün Zeynep’le Bozburun’da denize bakan meyhanelerden birindeydim. Şimdi Kuğulu Park’tayım […]
Devamını OkuDaha önceki bir yazımda, kendime amfi, hoparlör yapmak için Konya Sokak’taki elektronikçiler çarşısına gittiğimden söz etmiştim, ama nasıl, ondan söz etmemiştim. Önce Küçükesat son duraktaki evimizden çıkıp oradan Bülbülderesi Caddesi’ne yürür, yolcularını boşalttıktan sonra ring yaparak Ulus’a dönen Seyranbağları minibüsüne biner, Anafartalar Çarşısı’nın arka kapısının tam karşısındaki ara sokaktaki minibüs son durağında inerdim. Tuhaf aksesuarlarla […]
Devamını Oku