Ankara, ülkenin tam ortasında bir başkent olmaktan ibaret değildir. Bu şehirde iyilik, yüksek sesle söylenmez; çoğu zaman yüzüne bakıp geçersiniz ama o siz yürürken omzunuza hafifçe dokunur. İç Anadolu’nun kuru rüzgârı gibi, görünmez ama hissedilir. Ankara’nın iyiliği de böyledir: “Sessiz, derin ve inatçı!” Bir şey daha vardır ki Ankara’yı Ankara yapan, yürüyüşler! Bunlar umudun peşinden […]
Devamını OkuAtatürk’ün Çankaya Köşkü’nde dile getirdiği “Yurtta sulh, cihanda sulh.” sözünü, sadece diplomatik bir nezaket ifadesi değil; savaşların yıkıcılığını bizzat yaşamış bir liderin insanlığa bıraktığı evrensel bir çağrı olarak kabul etmek gerekiyor. Bu cümlenin arkasında, cephelerde kaybolmuş nesillerin, parçalanmış ailelerin ve yıkılmış şehirlerin acısı vardır! Bu yıkımları kısaca özetlemek zor değil. Ama listede yer alan sayıların karşılığı insan! Bunun ölüm tacirleri için hiçbir anlamı yok. Birinci […]
Devamını OkuYıllar önce Girit’in sahil şehirlerinden birinde topluca okul gezisine çıkmış liseli öğrencilerle karşılaşmıştım. Yunan gençlerinin bir örnek giydikleri siyah tişörtlerinin arkasında şu cümle yer alıyordu: “Öğrenci olmanın en güzel yanı; haziran, temmuz ve ağustos ayı!” Yaz mevsimi sadece öğrenciler için değil, her yaştan insanın özlemle beklediği dönemi kapsıyor. Uzun sonbahar, kış ve ilkbahar boyunca beklenen […]
Devamını OkuNâzım Hikmet’e 3 Haziran münasebetiyle bir mektup yazmak istiyorum. Çünkü 3 Haziran 1963’te bu dünyadan ayrıldı ama katiyen ölmedi. Eğer öyle olsaydı 2025 yılında kitapları en çok okunan yazarlar arasında olmazdı. Bu yüzden Nâzım Hikmet’e bir mektup ile onun (ve hiç kimsenin) bilmediklerini anlatmak hissiyatı içindeyim. Büyük bir şair ve büyük bir insan olan Nâzım […]
Devamını Oku1919 yılının 15 Mayıs günü Damat Ferit hükümetinin basın yayın müdürü Haydar Bey’in odasına giren Sabiha Sertel, ertesi gün okurlarına ulaşacak Büyük Mecmua’nın kontrol edilmiş yazılarını alacak. Haydar Bey, İngiliz işgal kuvvetleri adına sansür görevi yapıyor. “Gönderdiğiniz başyazı ve derginin bütün konuları milleti isyana çağıran yazılar. Ben buna nasıl müsaade edebilirim?” “Siz Türk değil misiniz, […]
Devamını OkuCumhuriyet gazetesiyle adları özdeş olan dört değerli gazeteci-yazar; İlhan Selçuk, Oktay Akbal, Ali Sirmen ve Uğur Mumcu diye sıralanırdı. Bu durum daha çok 1970’li yılların ikinci yarsından itibaren Babıali’ye yerleşti. Ama Uğur Mumcu’nun Cumhuriyet gazetesiyle olan ilişkisi daha 1962 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ikinci sınıf öğrencisiyken başladı. O yılın 26 Ağustos’unda Cumhuriyet’te yayımlanan “Türk […]
Devamını OkuFransız sinemasının efsanevi komedyeni Luis de Funes, 1960’lı yıllarda oynadığı “Fantomas” seri filmleriyle dünya çapında hayran kitlesine sahip olmuştu. Ünlü sanatçı bir röportajında şöyle demişti: “Dünyayı yirmi beş yaşında başbakan ve yirmi yaşında bakanlardan kurulu hükümetler yönetse, gezegenimiz barış içinde yaşanılır bir yer olur!” Çok hoşuma gitmişti bu bakış açısı. Ben de o yaşlara gelince […]
Devamını OkuGeçtiğimiz yüzyılın ilk yarısında Cumhuriyet’in kuruluş ve inşa heyecanı ile birlikte dillerde “Ankara Marşı” vardı. 20. yüzyıl sona ererken ise bu kez “Ankara’da Âşık Olmak” üzerine konuşuluyordu. Birincisi Cumhuriyet’in 10. Yılı Şiir Yarışması’na katılan Mehmet Ali Ertekin’in dizelerinden Halil Bedii Yönetken tarafından bestelenmişti. İkincisiyse çağdaş kent ozanı Vedat Sakman’ın başkent yıllarında yazıp bestelediği bir Ankara […]
Devamını Oku