Ankara, yüzeyde kolayca kavranabilen bir şehir değildir. Onu anlamak, ani bir temasla değil; zamanla, gözlemle ve özellikle sessizlikle mümkündür. Bu nedenle Ankara’nın kendini en açık biçimde ortaya koyduğu anlar, çoğu zaman gecelerdir. Gündüzün işlevsel kalabalığı dağıldığında, şehir üzerindeki yük hafifler ve Ankara, sahip olduğu düşünsel derinliği sessizliğin diliyle ifade etmeye başlar. Bu sessizlik, boşluk değil; […]
Gözlemlediğim kadarıyla Ankara’da yaşamak filmlerde rol almaya benzedi geride bıraktığımız yıllar içinde. Sokakları çoğu zaman hareketli görebiliyoruz mesela. Bulunduğunuz caddeden bir diğerine geçerken yalnız yerlilerle kalmayıp binalar arasındaki geçişi görmek de pek kolaydır. Aynı otobüse binenlerin evden işe gitmek gibi ortak amaçlarının olduğunu iddia edebilmek zor hale geliyor asıl. Çünkü bir değişimin içerisindeyiz. Burada farklı […]
Yeni yılın ilk sabahı… Ne dışarıdaki kutlamaların artığı var evde ne de dün geceden kalma abartılı bir umut. Her şey olması gerektiği kadar sade; ben de öyleyim. Pencereyi aralıyorum; soğuk hava yüzüme dokunuyor. Tuhaf bir sessizliğe bürünmüş semtimin arsız sokakları. Sanki gece boyunca edilen bütün dilekleri sindirmek için biraz daha uyumaya karar vermiş gibi bulutlar. […]