“Yoklukları bir uçurum kadar derin.” Metin ALTIOK Bahar, yaz, güz ve zemheri… Biri sevdalıdır güneşe, biri savrulmayı bekler rüzgârla, biri renklerin davetkârı, biri hüznün örtüsü… Belki benzersizlikler ve tercihlerle ayrılırlar fakat birlikte tam ederler hayatı.Saklanmazlar, neyi var neyi yok sere serpe dökülüverirler. Bahşettikleri de vardır götürdükleri de. Ve illaki yaşanacaklardır. Bir şehrin şahidi değil parçası […]
Devamını OkuM.Ö. 1259’da Hitit İmparatorluğu ile Mısırlılar, tarihin yazılı ilk büyük savaşını ve tarihte adı geçen en eski barış antlaşması (Mısır-Hitit Ebedi Barış Antlaşması) KADEŞ Antlaşması’nı yaparlar. Bu antlaşmada iki tarafın da birbirlerine saldırmaması, müttefik olarak hareket etmesi, savaş esirlerini serbest bırakması, gerektiğinde birbirlerine askeri destek sağlaması gibi maddeler vardır. Anlaşma çivi yazısıyla kil tabletlere kaydedilir. […]
Devamını Oku“Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar?Mendilimde kan sesleri.” 8 Ağustos 1928’de İstanbul’da Fatih Soğanağa’da bir Edip doğar; elden ele, gönülden gönüle bir sevdayı büyütmeye. Anne ve babası Çankırı’nın Atkaracalar köyündendir. Ailenin üçüncü çocuğudur. Kapalıçarşı’da ticaretle uğraşan babası 2. Dünya Savaşı’nda havacı çavuş olarak İstanbul’a tayin olur, askerliğini tamamlayınca dönmez. Edip, ilkokulu İstanbul’da 56. […]
Devamını OkuÖyle bir bayram ki kendine bakan her gözde binbir renkte gökyüzü, her dem geleceğin içinden geçebilen bir geçmişin masum öyküsü… Mutluluk, sevgi ve dileklerle kutlanan … Baharın gelişini, doğanın uyanışını simgeleyen ve kadim bir bayram olan Hıdırellez, toplumsal dayanışma, sosyalleşme, kaynaşma ve eğlenceli bir birleşmenin, çoğalmanın, bolluğun ve bereketin artışının başlangıç günüdür.. Şarkıyla, dansla, aşkla […]
Devamını OkuBeni hor görme kardeşim Sen altınsın ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz Sen gümüşsün ben sac mıyım? Hayatın gündüzü ve gecesi arasına gerilen telden öyle güzel sesler çıkarır ki zengin, fakir; genç, yaşlı; kadın, erkek ya da bir çocuğun menzile yürüyüşünün dilden dile dolaşan ezgisi olur. Yaşama sebeptir derdinin kıymetini bilmesi. Gülü dikensiz, derdi […]
Devamını Oku“Deli kadınlar iyidir. Çünkü ne kahkahaları tutsak, ne gözyaşları sınırlı, ne arzuları mahpus, ne öfkeleri prangalıdır.” der Ahmed Arif. Biraz deniz, biraz mavi, biraz yeşildir bu delilik… Toprak gibidir, vatan gibidir. Aslında hep AŞK, çokça dostluk ve dünyayı değiştirmeye çalışacak kadar da cesurdur… İşte bu cesaret toplumu, hayatı, kadını, bir aydın sorumluluğuyla anlatılarına konu edinir. […]
Devamını Oku16 Nisan 1916’da İstanbul’un Fatih ilçesinde Atikalipaşa Mahallesi’nde bir “EV”e doğar. Babası Hacı Mehmet Efendi, annesi Bedriye Hanım’dır. Asıl adı Mehmet Behçet Gönül’dür. 1918’de 7500 evi kül eden büyük Fatih Yangını’nda konakları-evleri yanar. Hasta annesi sağlığını tamamen yitirip hayattan koptuğunda iki yaşındadır ve anneannesi Emine Münire Hanım’ın Karagümrük’teki evinde “en az sözle en çok şey anlatmak […]
Devamını OkuÜmit Yaşar Oğuzcan, 22 Ağustos 1926’da Tarsus’ta düşer kederler içindeki dünyaya. Hemen hemen her kederin, her kazanın, her marazın karınca kararınca yeri vardır bedeninin ve ruhunun ortasında. Babası Mersin gazetecilerinden Lütfü Oğuzcan, annesi Güzide Hanım’dır. Üç yaşındayken kırılır ayağı. Beş yaşında merdivenden yuvarlanır. Geçirdiği ateşli hastalık sonucu kekeme kalır. Hastalıklar ve kazalar bir türlü peşini bırakmaz. […]
Devamını Oku“Bir şiirinize bütün şiirlerimi veririm.” der bir şair bir şaire. Şair, Behçet NECATİGİL; diğer şair ise Gülten AKIN’dır. Cumhuriyet’in şiir dilli kızı, 23 Ocak 1933’te Yozgat’ta doğar. Annesi Emsal Hanım, babası Nurettin Bey’dir. İlkokulu Sorgun ilçesinde bitirir. Aile 40’lı yıllarda Ankara’ya göçer. Ortaöğrenimini Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nde tamamlar. Bu yıllarda başlar dizelerinin kokusu yayılmaya; tutkusu […]
Devamını Oku