Ünsal Oskay’ı tanımlamak için elimizde fazlasıyla sıfat var: Türkiye’de iletişim bilimlerinin kurucusu. Dünyada sayısı az olan güçlü düşünürlerden. Adorno’yu, Benjamin’i ve tüm bir Frankfurt Okulu’nu Türkiye’ye tanıtan, öğreten öncü bir entelektüel. Merakla okuyan, tutkuyla yazan, sevdikçe çeviren bir literari. Ders anlattığı sınıfları doldurup taşıran büyüleyici bir hoca. Hocaların hocası… Bunların hepsi doğru. Ama bütün bu […]
Devamını Oku