Zafer Köse
Dostluğumuzun Başkenti

Bazı şehirler, insanın yalnızlığını büyütür, bazılarıysa onu paylaşılabilir kılar. Ankara, bu iki duygunun ince dengesinde yaşar. Daha doğrusu, bana öyle gelir. Belki de pek bilmediğim bu şehre uzaktan baktığımdan öyle görüyorumdur, az sayıdaki Ankaralı arkadaşım öyle bir izlenim yaratmıştır. O dostlar da gri gökyüzü gibi mesafeli, yüklü bulutlar gibi yakınlar zaten. Onlardan dinlediğim Ankara’nın dostlukları, […]

Devamını Oku
Alışamayanlara Selam!

Ne kötü bir alışkanlıktır, alışmak! Marangozlar, ürettikleri parçaları bazen “işkence” denen bir tür sıkıştırma aracına bağlarlar. Bu işleme “alıştırmak” derler. Parçanın istenilen şekli alması için yapılan son işlemdir bu. Metal işlerinde de “alıştırmak” uygulaması vardır. Ürünün hareketli parçasının, biraz zorlayarak ve çok kez tekrarlayarak, kendisinden beklenen hareketi kolaylıkla yapacak hale gelmesi sağlanır. Bir malzemeyi işleyenler, […]

Devamını Oku
İyilik, Güzellik, Mecburluk BÜYÜKLÜĞÜN İYİLİĞİ

Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar kitabındaki George’u tanıyorsunuz. Arkadaşı Lennie ile 1930’lu yıllarda, Amerika’da çiftliklerde çalışır. Başında bir patron bulunmayacağı günlerin hayalini kurar. Kendine aitküçük bir çiftlikte, bağımsız ve saygın bir insan olarak hayatını sürdürmeyi düşler. Bütünhayallerinde Lennie de vardır. Mecburen. Çünkü Lennie kendi başına yaşayamaz. Dev cüsseli ve fizikgücü çok yüksek bu adam, zihinsel olarak […]

Devamını Oku
Son Ozan’ın Okurları

Ozan, öncelikle, saz eşliğinde ezgili şiirler okuyan bir sanatçı, diye anlaşılıyor. Oysa bu kavram, her şeyden çok, halkın sanatçısı diye anlaşılmalı. Karacaoğlan, Pir Sultan, Âşık Veysel… Onların ozan niteliği, halk tarafından ortaya çıkarılmış ve kendiliğinden kitleselleşmiş olmalarından geliyordu. Binlerce yıllık sözel kültür döneminde, üretilen sözleri bir yayıncıya onaylatmak ve sonrasında tanıtım çalışması yapmak gerekmiyordu. Gündelik […]

Devamını Oku
Toplu Taşımadaki Okur

Geçenlerde, halkın arasına karışmak için toplu taşımaya bindim (Bir de benzin parası kalmamışt). “Marmaray” diyorlar galiba, İstanbul’daki şu halk treni… Elimde de yazma teknikleri konulu bir kitap. İnsanlara örnek olayım diye oturup okurum veya en azından açıp elimde tutarım diye düşünüyordum. Ama çok kalabalıktı, ayakta kalmış bir edebiyatçının örnek olma sorumluluğu kalmıyordur herhalde. Bir yerlere […]

Devamını Oku
Magazinselliğe Karşı Habercilik ve Edebiyat

“Yoksulluk yoksulun suçudur. Eğitimdeki başarısızlığın nedeni öğrencilerin tembelliğidir. İşsizlik, emekçilerin iş beğenmemesinden, çalışmadan rahat yaşamak istemesinden kaynaklanıyor.” Sistemin medyası, akademisi, entelektüeli, pop sanatçısı, bütün çarkları hep birlikte dev bir yalan üretme mekanizmasını işletirler. Asıl işleri, en temel yalanları kaba saba bir görünümden kurtarıp süslemek, daha ikna edici, bilimsel, bazen de mizahi hale getirmektir. Çoğu durumda […]

Devamını Oku
Yeni Yıl İsteğimiz

Önceki on yıllarda yılbaşı yaklaştıkça memlekette bir “piyango heyecanı” yaşanırdı. “Büyük çekiliş” bileti alanların çoğu, diğer zamanlarda şans oyunlarıyla ilgilenmeyen insanlardı. “Bana çıkmaz ki” gerçeğinin farkındaydılar. Çıkmazsa çıkmasındı, o bilet için ödenen para, aslında, birkaç hafta hayal kurmanın bedeline karşılık geliyordu. Elbette şans oyunları, hatta borsa işlemleri, kaybedenlerin sisteme katılımını sağlıyor. Birkaç kişiye büyük ikramiye […]

Devamını Oku
Nâzım Seni Seviyor

Nâzım Hikmet, “İnsanların içindeyim” diyor sevgilisine, “seviyorum insanları.” Çömelip toprağa oturuyor, otlara, böceklere bakıyor. Sırtüstü uzanıyor, ağacın dalları arasından gökyüzünü seyrediyor, uçan leylekleri görüyor. Gece kırda yaktığı ateşe dokunuyor, suya, kumaşa, sevgilisine dokunuyor. Bir de daha güzel bir dünya mücadelesine katılmanın bahtiyarlığını hissediyor, “kavgamı seviyorum” diye ekliyor. Bunların hepsiyle bütünleştirerek sesleniyor sevgilisine: “Seni seviyorum!” Nâzım […]

Devamını Oku
Laiklik, Eğitim, Demokrasi

Cumhuriyet Devrimi gerçekleştirilmişti ve demokratikleşme yolunda ilerlenecekti. Bir hanedanın iktidarını sonlandırıp yöneticinin seçimle belirlenmesi, demokrasiyi geliştirmeye yetmiyordu. Hukuk, emniyet, üniversite gibi kurumlar hükümetten bağımsız varlıklarını sürdürmeli, iktidar denetlenebilmeli, toplumda karşıt düşünceler dile getirilebilmeliydi. Millilik, laiklik ve çağdaşlık gibi Cumhuriyet’in temel niteliklerinin kökleştiği demokratik bir ülkeye, ancak gelecek kuşakları da dikkate alan bir eğitim sistemiyle ulaşılabilirdi. […]

Devamını Oku
En çok okunanlar

Dostluğumuzun Başkenti
Ocak 13, 2026
Alışamayanlara Selam!
Ekim 1, 2025
İyilik, Güzellik, Mecburluk BÜYÜKLÜĞÜN İYİLİĞİ
Ağustos 4, 2025
Son Sayı

Bültene Abone Ol

E-posta listemize abone olun ve güncel kalın!