Nâzım Hikmet, “İnsanların içindeyim” diyor sevgilisine, “seviyorum insanları.” Çömelip toprağa oturuyor, otlara, böceklere bakıyor. Sırtüstü uzanıyor, ağacın dalları arasından gökyüzünü seyrediyor, uçan leylekleri görüyor. Gece kırda yaktığı ateşe dokunuyor, suya, kumaşa, sevgilisine dokunuyor. Bir de daha güzel bir dünya mücadelesine katılmanın bahtiyarlığını hissediyor, “kavgamı seviyorum” diye ekliyor. Bunların hepsiyle bütünleştirerek sesleniyor sevgilisine: “Seni seviyorum!” Nâzım […]
Devamını OkuCumhuriyet Devrimi gerçekleştirilmişti ve demokratikleşme yolunda ilerlenecekti. Bir hanedanın iktidarını sonlandırıp yöneticinin seçimle belirlenmesi, demokrasiyi geliştirmeye yetmiyordu. Hukuk, emniyet, üniversite gibi kurumlar hükümetten bağımsız varlıklarını sürdürmeli, iktidar denetlenebilmeli, toplumda karşıt düşünceler dile getirilebilmeliydi. Millilik, laiklik ve çağdaşlık gibi Cumhuriyet’in temel niteliklerinin kökleştiği demokratik bir ülkeye, ancak gelecek kuşakları da dikkate alan bir eğitim sistemiyle ulaşılabilirdi. […]
Devamını Oku