Ankara genç bir başkenttir. Şunun şurasında yaşı daha 103. Mevkidaşları Roma’yla, Berlin’le, Paris’le kıyaslarsanız daha çocuk sayılır hatta. Genceciktir Ankara ve gençlerindir her zaman. Mülkiyeliler, ODTÜ’lüler… Bir zamanlar Ulus’ta Cumhuriyet’i kuran genç subayların arasında, sonra Mülkiye’nin amfilerinde, ardından ODTÜ’nün yurtlarında, Sakarya’nın meyhanelerinde, Kızılay’ın kitabevlerinde, 90’ların rock barlarında… Bugünse… Neyse, bugünü konuşmayı sona bırakalım. Cumhuriyet’in başkentinin […]
Devamını OkuGünlerdir kafamın içinde döndürüp durduğum bu yazıyı yazmaya 8 Mart günü başladım. Sanki özellikle 8 Mart’ı bekledim, yazıma konuk edeceğim o “neşeli” kadını anmak için bundan daha iyi bir gün olamayacağını hissederek. Onun “kız neşesi” adını koyarak bize hediye ettiği güzel duygunun bu gece kadınların toplandığı tüm meydanlarda yankılanacağını çok iyi bilerek. Evet, Buket Uzuner’den […]
Devamını OkuHenüz devlet gencecik, Cumhuriyet taptazeyken, “ilklerin şehri” Ankara’nın, dünyaya yüksek sesle “Ben de buradayım!” dediği anların biri yaşandı 1934’te. Tam da sahnelerin, kelimelerin yeni, iddiaların büyük olduğu zamanlar… Ankara’da, 19 Haziran 1934 günü, yalnızca bir eser değil, büyük bir niyet çıktı sahneye: Türkiye’nin ilk operası Özsoy. Gencecik cumhuriyetimizin, sanat ruhlu kurucumuz Mustafa Kemal’in yalnızca şehirde […]
Devamını Oku