İbrahim Karaoğlu
Paris’ten Seyran’a Seyran’dan Paris’e Mektuplar

Saint-Rémy-de-Provence’te, “Vincent van Gogh’un İzinde” dolaşırken, tedavi gördüğü Saint-Paul de Mausole Akıl Hastanesi’nin bahçesinde, kederli bir mor deniz gibi uzanan lavantaların arasında gezindim, dakikalarca. Kardeşi Theo’ya yazdığı dokunaklı mektuplarda anlattıklarını anımsadım. Hâlâ açık o hastane. Van Gogh’un yattığı oda üst katta duruyor öylece… Kime yazsa desenlerle, resimlerle süslemiş yazıların mektuplarını: Aslında süslemek değil, sözcüklerin yetersiz […]

Devamını Oku
Bir Duran Karaca Vardı

Sesini Çukurova’da bulmuş. Orada tanımış renkleri. O gizemli ovanın koynunda büyümüş. Yüreği Kilikya kadar geniş. İç denizi dalgalı. Yörük bir Akdenizliydi ressam Duran Karaca. Onun resimlerinde, Akdeniz’de durmuştur zaman. O, sanat saatinin zembereğini Çukurova’da kurmuştur. Çocukluğudur, yüküdür Çukurova; nereye giderse gitsin, taşımıştır düşlerinde, belleğinde, resimlerinde… Yörük kilimlerindeki renkli yün ipliklerin, çözgülerden geçerek oluşturduğu örgelerin dokusal […]

Devamını Oku
Ödül Gençlerin Olacak

Yıllar önce “34. DYO Ödülleri Sergisi” Cer Modern’de açıldığında, “Ödüller Üzerine” bir panel yapılacağını söylemiş ve konuşmacı olarak katılmamı istemişti, Prof. Dr. Zafer Gençaydın Hoca’m. Memnuniyetle kabul etmiştim. Konu ödüldü ama vandallık günleriydi o günler; heykeltıraş Mehmet Aksoy’un Kars’taki “İnsanlık Anıtı” heykeli günbegün yıkılıyor ve cepheden savaş haberleri sunar gibi her gün heykelin neresinin söküldüğü […]

Devamını Oku
Sanatın Doruğunda Öldü: Zafer Gençaydın

Sezgilerini çoğaltmanın, yaşamın gizini ve büyüsünü kutsamanın, görünmeyeni anlamanın, dış gerçekliği aşarak yeni bir gerçeklik yaratmanın, yaşamı başka imgelerle okumanın ve iç dünyasındaki en uzaklara çekilmenin kıyısında başlardı ressam Zafer Gençaydın’ın resimleri. Renkler dışında doğadan hiçbir şeyi ödünç almadan, içsel döngülerin itisiyle, içinde bir başka dil uç verdiğinde; gerçeğin düşle bozulmuş halleriyle sürerdi yaratı serüveni. […]

Devamını Oku
Morun Dayanılmaz Hüznü

Ölüm yıldönümünde, mezarına gitmeden önce, Goethe’nin “Yüreğinizin derinliklerinde olan hiçbir şey ölümle kaybolmaz.” aforizması  dolanıp durdu belleğimde; saatlerce ondan kalan kitap, katalog ve resimlerin önünde durdum. Yeniden baktım mor enginar çiçeklerine. Sakladığımız, hatıralarla dolu şeyler; unutmamak için gönlümüzdedir hep. Ve her anımsayışta; zarafeti, toplumsal sorunlara duyarlılığı, güven veren kişiliği, özgün sanatçılığı, biçemi, akademik tutumu, çok […]

Devamını Oku
Caz Bunlar

Yıllar önce, Johannesburg’daki bir konferansa “Birleşmiş Milletler” kültür elçisi olarak gönderilip, caza uyarladığı Balkan ve Anadolu ezgileriyle coşkulu bir konser veren ünlü caz sanatçımız Yıldız İbrahimova ile Güney Afrika dönüşü, evinde buluşmuştuk. Afrika’nın renkleri, sesleri ve konser üzerine söyleşirken söz dönüp dolaşıp renkler ve müziğe geldi. John Cage’in renkli notasyonlarını anlatmaya başladığında, çok özel bir […]

Devamını Oku
Arafta Bir Mevsim

Yaratıcı edimini tutkuyla, kendi biçemiyle sürdüren; sorgulayıcı bir sanat anlayışıyla, şaşırtıcı, özgür resimler üreten bir sanatçı Raşit Altun. Totaliter, sınırlayıcı, buyurgan, üretim ve tüketimi artırmak için doğayı yaşanılmaz hale getiren distopyaların fethettiği yaşamı, umut dolu bir karşı duruşla betimleyerek yansıtıyor yapıtlarında. Ankara Grup Sanat Galerisi’nde açtığı “Arafta Bir Mevsim”de; unutulmuş bir geleceği ve doğanın bellek […]

Devamını Oku
Sessizliğin Senfonisi: Susku

“Masumiyet ve huzurdan başka hiçbir şeyi kutsamadım…” Miguel de Cervantes Sükût ve sakinlik, insanlığın tarihi kadar eski. Pisagor okulunda, sakinlik arzusuyla sessizlik alanları oluşturulurmuş, kadim zamanlarda… Yağmurlu bir yaz ikindisinde, Berlin’in orta yerinde, kalbinde bulunan “Sessizlik Müzesi”ni gezerken anımsadım.  Ressam Nikolai Makarov ikonik bir mabet alanı gibi oluşturmuş mekânı. “Bana sık sık resimlerimin belirli bir […]

Devamını Oku
Büyük Usta Mustafa Ayaz: Kendi Resminin Mührü

Güneş güz burcuna girdiğinde kokusu gitgide azalır yazın. Uzun bir uykuya hazırlanan doğanın duyguları, renkleri yeni imgelere dönüşür. Her mevsim gibi kendine özgü renklere, ışığa, kokulara  bürünür güz. Güneye doğru giden göçmen kuşlar, bulutlarının süzgün bakışları ve sürüklendikleri yere doğru değişen renkleri,  kimi ağaçların sarı, kırmızı gülümseyişi; gözleri güzün uyanan siyah, sarı, mor, pembe, mavi, […]

Devamını Oku
En çok okunanlar

Paris’ten Seyran’a Seyran’dan Paris’e Mektuplar
Şubat 12, 2026
Bir Duran Karaca Vardı
Ocak 13, 2026
Ödül Gençlerin Olacak
Ekim 12, 2025
Son Sayı

Bültene Abone Ol

E-posta listemize abone olun ve güncel kalın!