Dışarıda kar… Ufukta derin bir boşluk var ve o boşluğu hayallerle doldurduğum yaşlardayım. Yırtıcı kuşlar tarafından yaralanmış, henüz uçmayı öğrenmiş minik bir serçe yavrusu avuçlarımda. Şaşkın’la da iyi arkadaşlık kurdular fakat onun yuvası okulum ile evimin arasındaki o ağaçlı yolda bir yerlerde. İyileştiğinde bahara kalmadan yuvasına uğurlayacağımızı söylemişti annem. Buna en çok Şaşkın üzülecek, demiştim […]
Devamını OkuGündüz yıldızları eskisi kadar çok görünmüyorlar. Zaman zaman gördüğümde ise çocukluğuma açılan bir pencere gibi, tatlı bir tebessümle umudu hatırlatmaya devam ediyorlar. Kimi tek renkli bu yıldızların. Kimi rengârenk. Kimi küçük, kimi bir insan boyu kadar büyük. Hep ama hep sonsuz gökyüzünün sonuna varmanın hayali ile havalanırlar. Hayalleri kuyruklarında taşırlar. Biraz rüzgâr varsa ve gökyüzü […]
Devamını OkuKaya Ailesi 1992’de Banaz Pir Sultan Şenlikleri’ne katılmışlardı. Çeyrek asırdan fazladır süregelen, ülkenin aydın ve ozanlarını bir araya getiren Pir Sultan Şenlikleri o yıl büyük bir coşkuyla kutlandı. Menekşe ve Koray o günü hiç unutmadılar.. Şenlikte o kadar eğlenmişlerdi ki Ankara’ya daha dönmeden “seneye bir daha gelelim” diye sözleştiler. Menekşe, Ankara Pir Sultan Derneği’nde babası […]
Devamını OkuDışarıda olağanüstü bir hareketlilik var. Duvarların içinde alınan muazzam önlemler olağan ve şaşırtıcı değildi elbette fakat yüksek duvarların ardında alınan önlemler herkes için bir ilkti. Sokaklar, yollar bir telaşla kontrol altında tutuluyordu. Nisan ayının sonları… Toprak uyanmış, kuşlar cıvıldıyor. Bursa heybetli yeşile bürünmüş. Kısa bir süre sonra meyve ağaçlarının kokusu yüksek duvarları aşıp hücre hücre […]
Devamını Oku1930’lu yılların başı. İstanbul Cumhuriyet Meydanı’na doğru kalabalık bir grup ellerinde dövizlerle yürüyor. Grup heyecanlı. Kortej şeklinde yürüyor, slogan atıyorlar. Bugün onların günü. Etrafta yavaş yavaş biriken kalabalık şaşkın bakışlarla dövizlere yazılanları okuyor ve nizami bir şekilde sırayı bozmadan yürüyen grubun söylediklerini anlamaya çalıyor. O yıllarda bu tarz yürüyüşlere ve meydanları dolduran kalabalıklara rastlamak zor. […]
Devamını Oku2025 ne yazık ki kötü bir haberle başladı. Uzun zamandır hasta olan Ferdi Tayfur’u kaybettik. Bu haberle birlikte yer gök arabesk oldu birden. Stadyumlar, radyolar, diziler, eğlence mekânları, toplu taşıma araçları, dükkânlar Ferdi Tayfur şarkıları sarıverdi her yeri. Ve bir dönemin furyası olan “Ben yerli dizi izlemiyorum” veya “Ben televizyon izlemiyorum, belgesel izliyorum” gibi inkâr […]
Devamını Okuİstanbul’da bir çocuk… Kız Kulesi’ne yüzüyor. Mutlu mesut, kurtulmuş. Çok kısa bir süre önce kaçmış yetimhaneden. Atlamış bir ticaret gemisine Hamburg Limanı’nda; Avrupa, Akdeniz ve nihayet Boğaz’dadır gemi. Çocuk görür Kız Kulesi’ni. Boğazın sularına bırakıverir kendini. Karl Detroit’tir adı. Kız Kulesi’dir onun için umudun adı. Yüzer küçük kulaçlarla, tırmanır kayalıklarına ve varır ışıklı bahçesine kulenin. […]
Devamını OkuBol tarçınlı bir fincan salep, dışarıda ağır ağır düşen Çukurova pamuğu gibi iri kar taneleri, iğne yapraklı çamlarla örtünmüş bembeyaz tabiat ve şöminenin ateşi ısıtıyor insanın içini… Kış mevsiminin herkesin kafasında bir resmi vardır. Herkeste unutamadığı bir an bırakmıştır kış mevsimi. Kar yağmaya başladığında ve keskin soğuk batmaya başladığında ellerimize, aklımıza düşer hatıralar, anlamlar, insanlar… […]
Devamını OkuMustafa Kemal Atatürk’ün iki atı vardı. Biri Sakarya, diğeri Çankaya. Bazı kaynaklarda birini diğerinden daha çok sevdiği yazsa da sevgiyi eşit paylaştıran bir yürekle ilgili bunları konuşmak hep anlamsız gelmiştir bana. O, atlarına verdiği isimle daha derin bir mesaj vermiştir halkına. Mücadele ve yenilik gibi, kazanımlar ve değişimler gibi, dün ve gelecek gibi… Sakarya, milletinin […]
Devamını Oku