Burcu Geroğlu
Tüm Yazıları
Gündüz Yıldızları
Ana Sayfa Tüm Yazılar Gündüz Yıldızları

Gündüz yıldızları eskisi kadar çok görünmüyorlar. Zaman zaman gördüğümde ise çocukluğuma açılan bir pencere gibi, tatlı bir tebessümle umudu hatırlatmaya devam ediyorlar. Kimi tek renkli bu yıldızların. Kimi rengârenk. Kimi küçük, kimi bir insan boyu kadar büyük. Hep ama hep sonsuz gökyüzünün sonuna varmanın hayali ile havalanırlar. Hayalleri kuyruklarında taşırlar. Biraz rüzgâr varsa ve gökyüzü […]

Gündüz yıldızları eskisi kadar çok görünmüyorlar. Zaman zaman gördüğümde ise çocukluğuma açılan bir pencere gibi, tatlı bir tebessümle umudu hatırlatmaya devam ediyorlar.

Kimi tek renkli bu yıldızların. Kimi rengârenk. Kimi küçük, kimi bir insan boyu kadar büyük. Hep ama hep sonsuz gökyüzünün sonuna varmanın hayali ile havalanırlar. Hayalleri kuyruklarında taşırlar. Biraz rüzgâr varsa ve gökyüzü parlak, mavi ve tertemiz görünüyorsa, gündüz yıldızlarının zamanı başlar. Yeryüzündeki bizler, gökyüzüne en çok o gündüz yıldızlarını izlemek için bakarız. Ve o yıldızların hepsini “Uçurtma” diye anarız…

Bazen şenlikleri olur gündüz yıldızlarının. İşte o şenliklerde gökyüzü sanki gerdanına hayallerimizi takıp takıştırmış bizi selamlamaktadır. Bir yarış değildir gökyüzüne değebilmek. Paylaşmaktır, biz de varız demenin en renkli haykırışıdır. Ne gökyüzü başımızın üstünde ne de biz gökyüzünün altındayızdır. Uçurtmalar sayesinde, yeryüzünün ve gökyüzünün birer parçasıyız. Anısıyız. Gerçeği ve düş ortaklarıyız…

İnsanın ve doğanın, saflığın ve ezginliğin, kavganın ve barışın, mücadelenin ve direnişin “GÖZÜYLE KARTAL AVLAYAN YAZAR”ın, edebiyatımızın büyük çınarı Yaşar Kemal’in 6 Ekim’de 102. yaş gününü kutlayacağız. Ve gündüz yıldızı uçurtmalar onun anısı için yine uçacaklar. 

Yaşar Kemal için uçurtmalar çocukluğun, özgürlüğün ve umudun parçasıdır. İnsan ve doğanın iç içe geçmiş eşsiz uyumu, mücadelenin ve direnişin sarsılmaz sembolüdür. Eğer siz de Yaşar Kemal okurken uçurtmaya sarılıp gökyüzüne değmeyi arzuluyorsanız,  bir direnişin ya da var olma mücadelesinin parçasısınız demektir. Çünkü Yaşar Kemal’in uçurtmaları bir davettir. Yanlışa, zulme, haksızlıklara karşı koymaya bir davet…

Yaşar Kemal’in uçurtması unutulmuş çocukların anı penceresi, tüketilen doğanın sessiz çığlıkları, savaşların barış haykırışlarıdır. Onun dünyasında gökyüzü sahip olunacak bir yer değil, ait olunacak bir yerdir. Ve herkes uçurtmalarla ait olmaya davet edilir. 

Bir uçurtmanın, bir kalem için temsil ettikleri aradığımız barışın ve büyük insanlığın anahtarıdır aslında. Özgürlük, umut, direniş içimizde yeşeren ve çorak kalmış topraklara ekilmeyi bekleyen fidanlardır. Mutlaka o çoraklığı yeşerteceğiz inadıyla gökyüzünü yıldızsız bırakmayalım.

Umut; gökyüzünde uçurtma, yeryüzünde bir çocuk tebessümü…

Barış; gökyüzünde uçurtma, yeryüzünde bir zeytin fidanı…

Direniş; gökyüzünde uçurtma, yeryüzünde kalabalıkların haykırışı…

Özgürlük; gökyüzünde uçurtma, yeryüzünde masmavi bir deniz…

Bize gerekli olan;

Yeryüzünde büyüyen hayaller, gökyüzünde gündüz yıldızları…

Yazarın Diğer Yazıları
Martılar Rahat Olsun

Son günlerde bir şarkı dilime pelesenk oldu. “Bir insan ömrünü neye vermeli?” diye soruyor şarkı. Aslında bakarsanız bugün başlasak belki bir ömür yetmeyecek cevaplamaya. Belki de bir cümleye sığar şarkının aradığı… Tabii ben de işe koyuldum. Peşine düştüm cevapların. Kendimce bir liste de çıkardım. Bugünlerde zor rastladığımız bazı şeyler de o listede yerini aldı. Anlayacağınız […]

Devamını Oku
Sen Olabilirsin

Bu şehirde çocuk olmak; sabah okul yolunda yanaklarına vuran ayazı, öğle vakti kaldırım taşlarından yükselen sıcaklığı, akşamüstü göğü saran puslu turuncu vedayı iyi bilmektir. Havasında, gökyüzünde, anıların ve saklı kalmış çocukluk hikâyelerinin peşine düşmek bu yüzden mümkündür. Bir şairin baktığı göğe baktığını, bir tarih sayfasında sözü geçen rüzgârların sana da dokunduğunu bilirsin. Şehrin kendisi gibi […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Ankara, Düşlerin Gerçek Olduğu Yerdir!

DÜŞLER KENTİ ANKARA Öyle değil midir? Ankara’nın bir “düşler kenti” olduğunu 1987’den beri haykırırım, da herkes duyar mı, kimse duymaz mı? Kimisi duyar da duymazdan mı gelir? Bastığı toprağı ayağının altında kendi varlığı için anıt kaidesi ya da çöp zannedenler ayırt etmez, edemez zaten bunu.  Bir de portal alanı çizmişim Ankara Ankara Güzel Ankara şiir […]

Devamını Oku
Müşterek İhtimalini Mümkün Kılmak: Esat Hâl’in Hafızası ve Gelecek Yolculuğu

Ankara, her bir sokağında ayrı bir hikâyenin, her köşesinde farklı bir dönemin izini taşıyan bir şehir. Bu nedenle var olan binaları, parkları, sokakları, caddeleri ve mekânları da bizlere çok şey anlatabiliyor. Cumhuriyet modernizminin planlı başkenti olma mirasını omuzlarında taşıyan bu şehir, bu güçlü mirasla birlikte kendini yenileme potansiyelini de her zaman bağrında saklar. Bugünlerde Çankaya’nın […]

Devamını Oku