Henüz devlet gencecik, Cumhuriyet taptazeyken, “ilklerin şehri” Ankara’nın, dünyaya yüksek sesle “Ben de buradayım!” dediği anların biri yaşandı 1934’te. Tam da sahnelerin, kelimelerin yeni, iddiaların büyük olduğu zamanlar… Ankara’da, 19 Haziran 1934 günü, yalnızca bir eser değil, büyük bir niyet çıktı sahneye: Türkiye’nin ilk operası Özsoy. Gencecik cumhuriyetimizin, sanat ruhlu kurucumuz Mustafa Kemal’in yalnızca şehirde […]
Ankara, yüzeyde kolayca kavranabilen bir şehir değildir. Onu anlamak, ani bir temasla değil; zamanla, gözlemle ve özellikle sessizlikle mümkündür. Bu nedenle Ankara’nın kendini en açık biçimde ortaya koyduğu anlar, çoğu zaman gecelerdir. Gündüzün işlevsel kalabalığı dağıldığında, şehir üzerindeki yük hafifler ve Ankara, sahip olduğu düşünsel derinliği sessizliğin diliyle ifade etmeye başlar. Bu sessizlik, boşluk değil; […]
Gözlemlediğim kadarıyla Ankara’da yaşamak filmlerde rol almaya benzedi geride bıraktığımız yıllar içinde. Sokakları çoğu zaman hareketli görebiliyoruz mesela. Bulunduğunuz caddeden bir diğerine geçerken yalnız yerlilerle kalmayıp binalar arasındaki geçişi görmek de pek kolaydır. Aynı otobüse binenlerin evden işe gitmek gibi ortak amaçlarının olduğunu iddia edebilmek zor hale geliyor asıl. Çünkü bir değişimin içerisindeyiz. Burada farklı […]