19 Mayıs 1919… Samsun’da yakılan ateşle başlayan Kurtuluş Savaşı’nın 107. yılında 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın tarihinde kısa bir gezintiye çıkalım… İlk kez 29 Nisan 1916’da, Kadıköy İttihad Spor Kulübü sahasında Selim Sırrı Tarcan öncülüğünde “İdman Bayramı” adıyla düzenlenen etkinlikler, 1919 yılına kadar devam eder. İşgal yıllarından sonra 16 Mayıs 1924’de “Mektepliler Bayramı” adıyla […]
19 Mayıs 1919… Samsun’da yakılan ateşle başlayan Kurtuluş Savaşı’nın 107. yılında 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın tarihinde kısa bir gezintiye çıkalım… İlk kez 29 Nisan 1916’da, Kadıköy İttihad Spor Kulübü sahasında Selim Sırrı Tarcan öncülüğünde “İdman Bayramı” adıyla düzenlenen etkinlikler, 1919 yılına kadar devam eder. İşgal yıllarından sonra 16 Mayıs 1924’de “Mektepliler Bayramı” adıyla yeniden kutlanmaya başlanan bayram, 1931’de bütün lise ve ortaokulların katıldığı tatil ve etkinlik günü olarak resmileştirilir.
1939 yılına dek “İdman Bayramı”, “Mektepliler Bayramı”, “Jimnastik Bayramı” gibi adlarla mayıs ayında kutlanan bayram, Atatürk döneminde kabul edilen milli bayramların sonuncusu olarak, 20 Haziran 1938’de “Gençlik ve Spor Bayramı” adıyla resmi bayram ilan edilir. 1981’de de “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” adını alır…
Gelin, geçmiş törenlerden birine, 1936 yılına gidelim ve 19 Mayıs 1936 Salı günü Ankara’da yapılan törenleri 20 Mayıs tarihli Ulus gazetesinden aktaralım: “Dün, memleketin her tarafında, mektepliler, sporcular bayram yaptılar. Gençliğin içten gelen bu tezahürüne halk da katıldı. 19 Mayıs… Atatürk’ün Samsun’a, ayak bastığı bu mutlu günün yıldönümü, ulusumuz için hakiki bir bayram oldu.
Sabah dokuzdan itibaren otobüsler şehrin türlü semtlerinden yarış alanına gelenleri taşımağa başlamışlardı. Mektepliler saat 10 da alanda yerlerini almış bulunuyorlardı. Tribünler ve pistin kenarları halkla dolmuştu. Başbakanımız İsmet İnönü, bakanlarımız, bir çok saylavlar, generaller, kordiplomatik de jimnastik şenliğini görmiye gelenler arasında idiler. Saat 11 de geçit resmi başladı. Sırasıyle, Kız Lisesi, Kız Enstitüsü, Musiki Öğretmen Okulu, İkinci Orta Okul, Erkek Lisesi, Gazi Lisesi, Erkek Orta Okulu, Sanat Okulu, Yapı Usta Okulu talebeleri başta öğretmenleri olduğu halde, jimnastik kıyafetleriyle, bir geçit resmi yaptılar. Yüzleri tribünlere çevrilmiş olarak toplanarak İstiklal marşını söylediler.
800 kız ve 1200 erkek talebenin bir kumandaya uyarak yaptıkları bu güzel hareketler çok alkışlandı. Haftalardan beri devam eden yağmurlar dolayısıyle toplu olarak provalar yapmıya imkân bulamadıkları halde çocuklarımız idman şenliklerinde muvaffak olmuşlardır… Hareketler bittikten sonra, bütün mektepler yürüyüşe geçerek Ulus Meydanı’na geldiler ve en büyüğümüz Atatürk’ün anıtı etrafına toplandılar. (…)
Büyük günün 17 inci yıldönümü dolayısiyle dün akşam Halkevinde büyük bir tören yapıldı. Ankara’nın ileri gelenlerile gençlik ve halk törende bulunmuş; ve Halkevi’nin salonlarını doldurmuş, taşırmıştı.”
19 Mayıs 1938’de Ankara’da düzenlenen İdman Bayramı’na Mustafa Kemal Atatürk, son kez katılacaktır. Törende konuşan Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya, bu bayramın her yıl düzenli olarak kutlanacağını ve stadyuma “19 Mayıs Stadyumu” adının verildiğini açıklar…
Gençliğe armağan edilen Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!
19 Mayıs 1919… Samsun’da yakılan ateşle başlayan Kurtuluş Savaşı’nın 107. yılında 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın tarihinde kısa bir gezintiye çıkalım… İlk kez 29 Nisan 1916’da, Kadıköy İttihad Spor Kulübü sahasında Selim Sırrı Tarcan öncülüğünde “İdman Bayramı” adıyla düzenlenen etkinlikler, 1919 yılına kadar devam eder. İşgal yıllarından sonra 16 Mayıs 1924’de “Mektepliler Bayramı” adıyla […]
Devamını Oku
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 23 Nisan 1920 Cuma günü Ankaralıların katıldığı büyük bir törenle açılır. Toplantı en yaşlı milletvekili olan Sinop milletvekili Mehmet Şerif (Avcıoğlu) Bey’in konuşması ile başlar: “Bu yüksek Meclis’in en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah’ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan yüklenip, kendi kendisini yönetmeye […]
Devamını Oku
DÜŞLER KENTİ ANKARA Öyle değil midir? Ankara’nın bir “düşler kenti” olduğunu 1987’den beri haykırırım, da herkes duyar mı, kimse duymaz mı? Kimisi duyar da duymazdan mı gelir? Bastığı toprağı ayağının altında kendi varlığı için anıt kaidesi ya da çöp zannedenler ayırt etmez, edemez zaten bunu. Bir de portal alanı çizmişim Ankara Ankara Güzel Ankara şiir […]
Devamını Oku
Ankara, her bir sokağında ayrı bir hikâyenin, her köşesinde farklı bir dönemin izini taşıyan bir şehir. Bu nedenle var olan binaları, parkları, sokakları, caddeleri ve mekânları da bizlere çok şey anlatabiliyor. Cumhuriyet modernizminin planlı başkenti olma mirasını omuzlarında taşıyan bu şehir, bu güçlü mirasla birlikte kendini yenileme potansiyelini de her zaman bağrında saklar. Bugünlerde Çankaya’nın […]
Devamını Oku