Yavaş yavaş kışın soğuk, karlı beyaz günlerini geride bırakıyoruz. Önümüz doğanın tüm renkleriyle donatacağı sıcak, çiçekli, yeşilli, güneşli güzel günler. Hayatın her yönüyle tazelendiği, coştuğu zamanlar umudun kapısı olmuştur. Yeniden başlamanın, daha güçlü, daha istekli ve heyecanlı adımların da ilhamıdır elbette. Karanfil derginin 5. sayısını da aynı umut, heyecan, ilham ve mutlulukla siz değerli okurlar […]
Yavaş yavaş kışın soğuk, karlı beyaz günlerini geride bırakıyoruz. Önümüz doğanın tüm renkleriyle donatacağı sıcak, çiçekli, yeşilli, güneşli güzel günler. Hayatın her yönüyle tazelendiği, coştuğu zamanlar umudun kapısı olmuştur. Yeniden başlamanın, daha güçlü, daha istekli ve heyecanlı adımların da ilhamıdır elbette. Karanfil derginin 5. sayısını da aynı umut, heyecan, ilham ve mutlulukla siz değerli okurlar için hazırladık. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz usta sanatçı Edip Akbayram’ı anarken, müziğiyle hayatımıza kattığı derin anlamları ve mücadele azmini hiç unutmayacağız. Onun eserleri, bizlere her zaman olduğu gibi umut ve direnç kazandırmaya devam edecek.
Dünyanın belki en eski mücadelesi, hak arayışı, kadınlara aittir. Kadın mücadelesi, çağlar boyu insanlık ilerleyişinin de kilit taşıdır. Bugün tüm dünyada insanlık ilerleyişinin temelinde hayatı çözemediğimiz, görmezden gelmeye devam ettiğimiz sorunlarımızın kaynağında da yine kadın haklarının özümsenememiş olması, kadın mücadelesinin aslında büyük insanlık düşüncesiyle olan paralelliğinin kavranamamış olması vardır. Tüm insanlık tarihi boyunca gözümüzün önünde olan, yazılı ve sözlü kaynaklarda aşikâr olan kadın hakları sorunları ve kadın mücadelesinin bir asırlık yükselen sesi, yaşadığımız çağı başkalaştırmıştır. Elbette yeterli değil, elbette bu sorunların her biri konuşulmamak üzere ortadan kalkmadan, tam anlamıyla kazanılmış bir değerden bahsetmek mümkün değil. Fakat bunu başarmak mümkün. Eşit haklara sahip eşit yurttaşlar olarak yaşadığımız güzel ve aydınlık bir gelecek mümkün. Hayata anlamlı kılan, mücadeleleriyle ilham olan, emekleriyle yaşanabilir bir dünyayı mümkün kılan tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum…
***
Sevgili Dostlar;
Bugün yaşadığımız topraklarda Cumhuriyet’in sonsuz güneşi parlıyorsa, yarınlara dair umudumuz hep ama hep çoğalıyor, baharlara daha umutlu bakabiliyorsak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve milletimizin gayreti, iradesi ve kararlılığıyla mümkün oldu. Biliyoruz ki Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği irade ve kararlılık bundan tam 110 yıl önce Çanakkale’de tarihin akışını değiştirirken bir milleti ayağa kaldırmıştı. 110 yıl önce Gelibolu’da verdiğimiz hürriyet kavgası, birkaç yıl sonra Sakarya’da, Dumlupınar’da, Kocatepe’de Ankara’nın kalbinde, İzmir’in dağlarında direncimiz, inancımız, ilhamımız oldu. Bir milleti ayağa kaldıran Çanakkale Zaferi’nin 110. yılındayız. Tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Sevgili Dostlar, Bazı şehirler vardır; zamanla birlikte yürür, sahip olduklarını aydınlık bir geleceğe taşıyarak yaşar. Çankaya böyledir. Sokaklarında geçmişin sesini duyarsın ama her adımda o sesi geleceğe taşır. Bu neden bizim şehrimizde yenilenmek, eskiyi geride bırakmak değil; onu yeniden anlamak, yeniden anlatmak demektir. Kültür ve sanat, tam da bu yüzden Çankaya’nın kalbinde yer alır. Çünkü […]
Devamını Oku
Sevgili Dostlar; Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet’imizin 102. yaşını bir hafta boyunca hep birlikte kutlamanın heyecanını yaşadık. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Atatürk Sanat Merkezi’mizde bizimle bu heyecanı paylaşan tüm dostlarımıza bir kez daha teşekkür ederim. Elbette sanat merkezimiz, içinde yaşayan düşlerle, aydınlanma emekçisi sanatçılarımızla gerçek değerine kavuşacaktır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği aydınlık yolda yürümek bitmeyen bir sorumluluktur; […]
Devamını Oku
Üç bin yıl önce yaşayan insanla bugünkü insan arasında, doğduğu ilk günlerde fark yoktur. Bu kadar kısa sürede genetik bir dönüşüm oluşacak değil ya. Ama bunların yirmi beş yaşına gelmiş halleri, birbirinden oldukça farklıdır. Çünkü kendilerine aktarılan insanlığın birikimi farklıdır. Kültür gelişmeler hızlı ve çalkantılı biçimde ilerliyor. Çağımızın hızlanan iletişim ve ulaşım koşulları, geçmişten kopuş […]
Devamını Oku
Yıllardır düşünürüm. Edebiyatımızdaki yenilerin birincisinin Ankara’da, üstelik Yenişehir’de ortaya çıkmış olması sadece bir tesadüf müdür? Mekânın yeni oluşu gelenekten kopmak için teşvik etmiş olmasın gençleri? Gençler dediğim, Oktay Rifat ile Orhan Veli. Özen Pastanesi’nde oturmuşlar. Şöyle hayal edin. Bütün ömrünüz boyunca daracık sokaklarda yürümüş, kargacık burgacık konaklarda, bahçeler içinde ahşap evlerde, olmadı nohut oda bakla […]
Devamını Oku