Orhan Tekelioğlu
Bak şu tercüme bürosunun yaptıklarına!

Daha önceki bir yazımda, kendime amfi, hoparlör yapmak için Konya Sokak’taki elektronikçiler çarşısına gittiğimden söz etmiştim, ama nasıl, ondan söz etmemiştim. Önce Küçükesat son duraktaki evimizden çıkıp oradan Bülbülderesi Caddesi’ne yürür, yolcularını boşalttıktan sonra ring yaparak Ulus’a dönen Seyranbağları minibüsüne biner, Anafartalar Çarşısı’nın arka kapısının tam karşısındaki ara sokaktaki minibüs son durağında inerdim. Tuhaf aksesuarlarla […]

Devamını Oku
Gündüzler Sıcak, Akşamlar Serindi

Çocukluğum, ilk gençliğim bağlamında akşamların biz “çocuklar” için sokaklarda korkusuzca yaşanabildiği son çocuklardan, son gençlerden biri olduğumu söyleyebilirim. Tabii ki söylemeye çalıştığım, liseyi bitirdiğim 1975 yılına kadar süren, ailelerin çocuklarını rahatça sokağa gönderebildiği altmışlardan başlayarak gelen yıllar. Yaşım itibarıyla ben altmışların ortasından sonrasını hatırlıyorum. Biliyorsunuz, yetmişlerin ortasından itibaren siyasi çatışmalar başladı, sokaklar güvenilmez bir hale […]

Devamını Oku
Konya Sokak Yolcusu

Nedendir bilmem, çocukluğumdan beri beni en çok mutlu eden iki sanatsal faaliyet ile hemhâl olmaktan hiç geri durmadım. Bunlardan ilki müzik, diğeri de şiir başta olmak üzere edebiyat. Hayatımda müziğin özel bir yeri olduğunu çok erken yaşta keşfetmiş, şanslıyım ki kafa dengi insanlardan oluşan bir arkadaş muhitinde yer almış, onlarla beraber hemen her cuma akşamı […]

Devamını Oku
Satranç Kıraat Etmek!

Birçok hobim de olsa, hiçbir zaman vazgeçemediğim, satranç olmuştur desem yeridir. Çok küçük yaşta öğrendiğim satranç, ilk başlarda evde, sahiden acemi bir oyuncu olan zavallı annemi yenip durduğum, bu da yetmeyince oynamak için dış mekânlar aradığım bir alışkanlığa dönüşmüştü. Nerelerde oynanıyordu sahiden bu oyun? Çok kısa bir süre sonra anladım ki satranç Ankara’da kahvelerde (o […]

Devamını Oku
Küçük ve Şahane: Şili Meydanı

Boyutları bakımından Şili Meydanı, Ankara’nın en küçük meydanı olabilir. Buna rağmen, bu küçücük üçgen şeklindeki meydanda Ankara kültür tarihinin birçok unsuru yer alır. Bu pek de şaşırtıcı değildir çünkü meydana çıkan yollardan ilkinin (Paris Caddesi) hemen yakınında Fransız Büyükelçiliği bulunur. Caddenin karşısında, meydanın diğer tarafında Güneş Sokak bulunur, birazdan yazacağım üzere, orada da Ankara kültür […]

Devamını Oku
Sokaklar Aynı Zamanda bir Muhittir

“Yıllarca Ankara’da yaşadım” dediğimde bir an duraksıyorum; yok, aslında hemen her zaman Çankaya ilçesinde yaşadım, diyorum. Yine duraksıyorum; yok, aslında Çankaya’nın Küçükesat, Kavaklıdere, Ayrancı üçgeni ve komşu semtlerde çok daha fazla zaman geçirdiğimi fark ediyorum. Devam ediyorum, düşündükçe çemberin çapı daralıyor ve sonunda yaşadığım sokakta son buluyor. Neden acaba? Hâlbuki İstanbul’da aşağı yukarı on beş […]

Devamını Oku
Kısacık, Upuzun: Tahran Caddesi

Yıllarca yürüdüğüm Tahran Caddesi’nin uzunluğuna baktım, 600 metreymiş! Benim için ise bir yazı ile sınırlanmayacak kadar uzun, upuzun! Hemen söylemeliyim, daha sonraki yazılarımda da söz edeceğim bu kısacık caddeden. Çocukluk yıllarımdan başlayarak liseyi bitirene kadar defalarca geçmişimdir bu “ara yoldan”, neyle neyin arası? Başçavuş Sokak’ın sonundaki evimizle Kavaklıdere arasında. Bu arada, benim yürüdüğüm zamanlarda Tahran […]

Devamını Oku
Deniz Kenarında bir Ankara, bir Sivas, bir Henrik

Ankara’nın kültür tarihini kazımaya başladığınızda ünlü bir Danimarkalı şairle karşılaşırsınız, şaşırmayın. Danimarka’nın tartışmasız en önemli şairlerinden olan Henrik Nordbrandt (1945-2023), 1970’lerin başında ilk kez Türkiye’ye gelmiş, daha sonra farklı yerlerde bulunmuş ve en sonunda, 1990’ların ortalarında ayrılacağı güne kadar Ankara’da oturmuştur.  Yurtdışındaki eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönmüş, kısa dönem askerlik yapmış ve 1991’in Şubat’ında üniversitede […]

Devamını Oku
Hatırada Kıvrılır Bir Büklüm Sokak

Ankara hikâyesi bol bir kenttir. Her bir sokağın, mahallenin, semtin bir hikâyesi vardır illa ki. Hele Ulus’taysanız, dinleyeceğiniz şeyler çoğalır. Her Ankara ziyaretimde, beni şaşırtan bir yerleşimle ya da mimari tarzla karşılaşmak oldukça sevindiriyor. Hüzünlendiğim tarafı genellikle bu karşılaşmalardaki hüzün. Çoğu terk edilmiş ya da bakımsızlıktan dökülen eski evler, mahalleler görmek; bir zamanlar buralardaki canlı […]

Devamını Oku
Haznesi Dolu Bir Bestekâr

Bir önceki yazımda Kenedi Caddesi’ni anlatırken tüm üniversite hayatım boyunca oradan yürüyüp Tunus Caddesi’ne, ODTÜ otobüslerine gittiğimden söz etmiştim. Artık pek bir şey ifade etmeyebilir ama yetmişli yıllarda ODTÜ şehrin basbayağı dışındaydı, şehir nerede bitiyor diye sorarsanız, Eskişehir Yolunda otobüslerin durduğu, Bahçeli Son Durağa (7. Caddenin sonu) yakın noktada diyebilirim. Bahçeli ya da Emek’te oturanlar […]

Devamını Oku
En çok okunanlar

Bak şu tercüme bürosunun yaptıklarına!
Kasım 3, 2026
Gündüzler Sıcak, Akşamlar Serindi
Eylül 9, 2026
Konya Sokak Yolcusu
Haziran 27, 2026
Son Sayı

Bültene Abone Ol

E-posta listemize abone olun ve güncel kalın!