Karanfil’imize yazmaya başlarken “benim şehirlerimden” Ankara ile başlamıştım. Annem ve babamın dünyaya geldiği ve benim de doğduğum, dolayısıyla minnet ve özlem duygularımın da depreştiği bir Ankara idi bu. Fakat devamında yaşadığım ve gördüğüm ve naçizane Tanpınar’ın Beş Şehir adlı şaheserinde yaptığı gibi gözlemleyip okuduğum şehirlerimi değil, daha çok Calvino misali görünmez olan, içimde taşıdığım ve […]
Devamını OkuBenim için Ankara demek babam demekti. O çok sevdiğim, güvendiğim, örnek almak istediğim her şeyim babam. Ankara aynı zamanda annem de demekti; sanatçı, düzgün, disiplinli, hayat dolu. Ama hayatının ilk 8 yılını yurtdışında geçirmiş, Akdeniz’in sularından çıkıp Himalayaların zirvesinde yaşayan bir çocuk için Ankara, anne-babasının gri diyarıydı. Ama en önemlisi bizim memleketimizdi… Anne-babamın doğduğu, benim […]
Devamını Oku