Ankaragücü ve Gençlerbirliği, sadece Ankara’nın değil memleket futbolunun da iki güzide kulübü. Başka branşları olsa da bu asırlık çınarlar, futbolla öne çıkıyor ama ne yazık ki bugün futbolun en üst mertebesi olan Süper Lig’de değiller. Gençlerbirliği’ni ayrı bir yazı konusu yapacağım. Önce yaş itibarıyla daha eski olan Ankaragücü için kalem oynatayım. Ankaragücü, Türkiye Kupası’nı kazandığı […]
Devamını OkuTürkiye’de spor alabildiğine siyasetle içli dışlı olsa da memleketin solu, ona mesafeli. Spor, teorik olarak bir oyun. İnsanın boş zamanlarını keyifli geçirmesini sağlayan, maddi menfaatten ziyade duygusal tatmini önceleyen fiziksel ve zihinsel bir aktivite. Binlerce yıl önce de içinde bir rekabet vardı. Ancak sonunda en büyük ödülü, galibin mutluluğuydu. Bugünse oyun, amatör ruhunu kaybetmiş; dev […]
Devamını OkuBu topraklarda spor, ülkenin tüm gerçekliğinden koparılmış ütopik bir adadır ve o adanın sakini olan sporcunun rolü de üç maymunu oynamaktır. Tuhaftır, ütopik adada da en çok ‘adalet’ için isyan edilir. Ama hakemin adaletsizliğinin anakaradaki hâkimden bağımsız olmadığı görmezden gelinir. Bu kaçınma bilinçlidir çünkü hakemin adaletsizliğine isyanın bedeli göğüslenebilir. Hâkimin ise değil; çünkü bir ömre […]
Devamını Oku“Son zamanlarda” ifadesini kadına yönelik şiddeti anlatırken kullanmak anlamlı değil. Çünkü “son zamanlar” on yıllardır bitmiyor. Kadınlar, “uygar” denilen ülkelerde de değişik formlarda hâlâ ayrımcılığa uğruyor. Kadınların adil yaşam mücadelesi bir maratondur. Antik Yunan’da düzenlenen olimpiyatlar, Fransız Baron Pierre de Coubertin tarafından 1896’da yeniden hayata geçirildi. Buna ‘Modern Olimpiyatlar’ da deniyor ama 1896’daki ‘modern’ […]
Devamını Oku