Ali Cengizkan
Ankara yerlisi

Baudelaire… Sonra Cendrars, Aragon, Benjamin, Berk, Barthes, hepsi de kapı aralar. Yalnızca modern şiir tanımına değil, şehirlerin, yerleşimin gidişatına da… Dolayısıyla her şey edebiyattır. Ama yazmak değildir temel edim, neyi yazmak: Bugünü. Herşey yazılır; yazılabilir, yazılır. Şu anlamda: Konuşma, iletme, belirleme, arkasını getirme, anlatma, anlattığını paketleme… Kuşkusuz yazdığını atma, vazgeçme, yeniden yazma; dönüştürme, çevirip takla […]

Devamını Oku
Ankara Yazı

“Ankara Yazı” bir kitap adıdır biliyorsunuz. Yevgeni Lansere’nin geldiği kasaba irisi Ankara’da Kurtuluş Savaşı sıcağı karşılamıştır onu, yani 1922 yazı. Boğmuş mudur, yoksa kentin ve yeni Cumhuriyet’in sıcaklığıyla özdeşleşmiş midir? Konumuz bu. Ben Ankara Yazı’nı çocukluğumdan beri koşturduğum kentin sokaklarından, tozlu caddelerinden, meydanlarından, futbol sahalarından, çayırlarından, alanlarından, bahçelerinden, bağlarından, çeşme başlarından ayrı tutamam. Kenar köşeye […]

Devamını Oku
Ankara, Düşlerin Gerçek Olduğu Yerdir!

DÜŞLER KENTİ ANKARA Öyle değil midir? Ankara’nın bir “düşler kenti” olduğunu 1987’den beri haykırırım, da herkes duyar mı, kimse duymaz mı? Kimisi duyar da duymazdan mı gelir? Bastığı toprağı ayağının altında kendi varlığı için anıt kaidesi ya da çöp zannedenler ayırt etmez, edemez zaten bunu.  Bir de portal alanı çizmişim Ankara Ankara Güzel Ankara şiir […]

Devamını Oku
Kolektif Neşe Olanaklı Mı?

“Neşeli ol; hayatın tadını çıkar.” Arkeofili sitesi 15 Aralık 2016 tarihli yayınında, 2016 yılındaki en önemli arkeolojik keşifler arasında, yukarıdaki mozaiğin bulunuşunu sayıyor:  “İskeletli Mozaik, yedi mekânı tanımlanabilmiş konutun, avlu etrafında sıralanan mekânları ve avluya açılan geniş ziyafet salonunun tabanını süslüyordu. Tabanında bu mozaiklerin yer aldığı konutun inşası, sikke buluntulara göre en erken MS. 276 […]

Devamını Oku
Yeni Her Zaman Eskir

Baştan Çıkaran Yeni, Köhnemiş Eski ‘Yeni’, karşılaştırmalı ve yarışmacı dünyada, ‘eski’ye karşı hep bir adım önde tanıtır kendini: Eskimemiştir, yıpranmamıştır; fabrikadan yeni çıkmıştır, torna temizliği vardır üzerinde; sıfır kilometredir; başlangıçtır; ne olduğu pek bilinmez; bugünden katılır hayata, öyle, öncesini bilmediğimiz bir geçmişten gelen, köhnemiş değerler taşımaz… Yani, tarihini öğrenelim, sonra da onu ‘eski’ olarak takdir […]

Devamını Oku
Başkentin Başkentliği

Başkentin Mimarlığı ‘Başkentin Mimarlığı / Mimarlığın Başkenti’… Bu türden tamlama tekerlemelerini son zamanlarda çok duyageldik, çünkü çok yapılageldi. Ama mimarlık alanında bunu her söylediğimizde, bir gerçekliği de ifade etmiş olduğumuzun farkında mıyız? Mimarlığımızın da başkenti olarak Ankara, hiç de yanlış bir önerme değil. Kendisine sorsak: Birinci Meclis, ki ‘Kurtuluş Meclisi’ olarak anılır (1920-1924); İkinci Meclis […]

Devamını Oku
Ankara’nın Bağlarında Bir Türkü

Bağ da var, Büklüm Büklüm Yolları da…  Daha başlıkla birlikte, hemen bir müziğin ritmine, çağcıl bir türkünün sözcük dizimine bağlanıyoruz değil mi? “Ankara’nın bağları da, büklüm büklüm yolları…” Ankara’nın bağları, bağ evleri vardır; hem de içlerindeki yaşam, bir bütün olarak ne denli çarpıcıdır ve yüzyıllara, kent tarihinin en azından iki yüzyılına damgasını vuran bir olgudur. […]

Devamını Oku
İKİNCİ ANKARA: ETİMESGUT

“Sazlık, bataklık olan bu yerleri, cennet haline getirdi atalarımız.” Yaklaşık yirmi yıl önce, böyle diyordu Ahi Mesud Numune köyünde doğan, köy sakini Recep Bey. Işıklar içinde uyusun! Kızgındı, köyün hem alışveriş dükkanlarının bulunduğu, hem de tiyatroların zaman zaman gelip oyun sahnelediği orta avlusu olan örnek köy çarşı binasının yıkılmasından dolayı üzgün ve hırslıydı. Bina, üzerinde […]

Devamını Oku
Temelden Temelli

‘ORALI OLMAK’ Epeydir söylüyorum: Yeryüzünde bir yere ait olmak için, o yeri benimsemek, o yer’le ilgimizi artırmak ve yüksek tutmak gereklidir. Bunu daha da ‘veciz’ biçimde ifade edersek, “Oralı olmak için oralı olmak gerekir.” Günümüze değin bu deyiş tersinden anlaşıldı; herkes gittiği yere doğduğu yeri götürdü, büyük şehirlerimiz ve ‘küçük’ şehirlerimiz, şimdiye kadar hemşehri dernekleriyle […]

Devamını Oku
Ankara Kalesi; Kaleden; Kalede

Ankara Kalesi, pek çok Anadolu şehri kalesi gibi bulunduğu yerin, meşhur Ankara Ovası’nın ortasında bir yüksek noktada yer alır, ovaya bakarak konumunu pekiştirir. Çevrede Hüseyin Gazi ve Elmadağ yükseltileri vardır, ama onların pekiştirilecek ovaları yoktur. Frig’den mi, Hitit’ten mi kalmıştır, her kafadan bir ses, her kitaptan bir söz çıkar. Oysa hayatımızın kalesi orada durur işte: […]

Devamını Oku
En çok okunanlar

Ankara yerlisi
Kasım 2, 2026
Ankara Yazı
Ekim 4, 2026
Ankara, Düşlerin Gerçek Olduğu Yerdir!
Temmuz 13, 2026
Son Sayı

Bültene Abone Ol

E-posta listemize abone olun ve güncel kalın!