Buraya başkent diyorlar, ben okuduğum şehir diyorum. Geleli iki seneyi geçti, hâlâ geceleri burnum tıkanıyor, sabah ayazı yüzümü yakıyor. Sevdiğim şeyler var ama alışamadıklarım daha fazla. Neden her cadde, her sokak, her köşe başı bu kadar ciddi, neden insanların yüzü selam verirsen sopa yiyeceğin gibi asık? Hem neden sabahın bu saatine ders koyuyorlar, neden 481 […]
Devamını OkuDedemin kitaplığını kalın ciltli kitaplar süslerdi. Kimi baş ucunda, kimi masasında ama sonunda kitaplığının en güzel yerinde. Sıklıkla sayfalarını karıştırdığı, içinde yazanların altını çizip notlar aldığı bu koca kitaplara “sözlük” denildiğini sonradan öğrendim. Tıpkı onların dünyanın en büyülü sandıkları olduğunu öğrendiğim gibi. Dîvânu Lugâti’t-Türk, Büyük Türkçe Sözlük, Osmanlıca-Türkçe Sözlük ve diğerleri. Cumhuriyet’in en değerli kazanımlarından […]
Devamını Oku