geceydi, yastıklar, yorganlar uykuda yıkılıyorum baba, uzun bir rüyada.. ne çok tavan varmış yukarıda, nefes almak içinse ne kadar az hava.. yaşamak için, on binlerce el uzanmış yukarıya.. başımızın üstündeki tavan, ne kadar alçakmış oysa.. tut elimi baba, sakın bırakma.. yıkılıyorum rüyamda.. soğuktu, avuçlarımızın içi, aynı anda dondu eli elimde uyudu.. yıkıldık, her geçen an […]
geceydi,
yastıklar, yorganlar uykuda
yıkılıyorum baba, uzun bir rüyada..
ne çok tavan varmış yukarıda,
nefes almak içinse ne kadar az hava..
yaşamak için,
on binlerce el uzanmış yukarıya..
başımızın üstündeki tavan,
ne kadar alçakmış oysa..
tut elimi baba, sakın bırakma..
yıkılıyorum rüyamda..
soğuktu,
avuçlarımızın içi, aynı anda dondu
eli elimde uyudu..
yıkıldık,
her geçen an biraz daha..
yastıklar, yorganlar,
üstümüzdeki tavan hala uykuda..
eller artık beton..
eller sessiz..
elini görüp, sesini duyan eller,
şimdi çığlık..
uzanamayan eller, çaresiz..
ne çok tavan varmış yukarıda..
7 Şubat 2023, Ankara
geceydi, yastıklar, yorganlar uykuda yıkılıyorum baba, uzun bir rüyada.. ne çok tavan varmış yukarıda, nefes almak içinse ne kadar az hava.. yaşamak için, on binlerce el uzanmış yukarıya.. başımızın üstündeki tavan, ne kadar alçakmış oysa.. tut elimi baba, sakın bırakma.. yıkılıyorum rüyamda.. soğuktu, avuçlarımızın içi, aynı anda dondu eli elimde uyudu.. yıkıldık, her geçen an […]
Devamını Oku
Üç bin yıl önce yaşayan insanla bugünkü insan arasında, doğduğu ilk günlerde fark yoktur. Bu kadar kısa sürede genetik bir dönüşüm oluşacak değil ya. Ama bunların yirmi beş yaşına gelmiş halleri, birbirinden oldukça farklıdır. Çünkü kendilerine aktarılan insanlığın birikimi farklıdır. Kültür gelişmeler hızlı ve çalkantılı biçimde ilerliyor. Çağımızın hızlanan iletişim ve ulaşım koşulları, geçmişten kopuş […]
Devamını Oku
Yıllardır düşünürüm. Edebiyatımızdaki yenilerin birincisinin Ankara’da, üstelik Yenişehir’de ortaya çıkmış olması sadece bir tesadüf müdür? Mekânın yeni oluşu gelenekten kopmak için teşvik etmiş olmasın gençleri? Gençler dediğim, Oktay Rifat ile Orhan Veli. Özen Pastanesi’nde oturmuşlar. Şöyle hayal edin. Bütün ömrünüz boyunca daracık sokaklarda yürümüş, kargacık burgacık konaklarda, bahçeler içinde ahşap evlerde, olmadı nohut oda bakla […]
Devamını Oku