Eski, hüzünlü Yeni, uzak. İki yalnızlıktan yapılmış Dilsiz kirpiksiz bir çatı Kapı pas Avlunun şarkısı yok Hiçbir çocuğun oynamadığı Bir sokak dışarda Büyükler bin yıl önce ölmüş Avluda bir ağaç hayaleti Yıldızların arasından Ne bir kamyon geçiyor Ne üzüm bağlarını getiren Bir kağnı sesi Dere, bir küçücük köprünün Gözlerinde boğuldu. Ne istiyordun ki? Bilmiyorum Belki […]
Eski, hüzünlü
Yeni, uzak.
İki yalnızlıktan yapılmış
Dilsiz kirpiksiz bir çatı
Kapı pas
Avlunun şarkısı yok
Hiçbir çocuğun oynamadığı
Bir sokak dışarda
Büyükler bin yıl önce ölmüş
Avluda bir ağaç hayaleti
Yıldızların arasından
Ne bir kamyon geçiyor
Ne üzüm bağlarını getiren
Bir kağnı sesi
Dere, bir küçücük köprünün
Gözlerinde boğuldu.
Ne istiyordun ki?
Bilmiyorum
Belki bir gökkuşağı
Yastığın üstünde
Bir ıslık
Gidenlerden asfalta düşmüş
Bir saç teli
Komşu pencerelerde
Bir ırmak
Annelerin kirpiklerinden akan
Babaların sustuğu bütün şarkıları
Söyleyen bir radyo
Bozkırın ruhundan yapılmış
Bir kayıp cennet
Bir köpeğin gözlerinden
Ödünç alınmış bir merhamet
Bir bayram sabahı
Ölüm ağıtı
Rüya gören bir çocuk
İnsanın yaşamayı sevdiği
Bir avuç geçmiş
Bir nefes gelecek.
Dünya avuçlarından kayıp giderken
Ne isteyebilir ki insan…
Hele şükür! İnsan yüzünün zulmünden kurtuldum, yalnız kendi kendimden çekeceğim artık. CHARLES BAUDELAIRE * İnsan bu, yalan seli, yalan toprağı, yalan tozu, yalan külü, yalan mayası geleceğin… LEYLA ERBİL * Cehennem başkalarıdır. JEAN-PAUL SARTRE * Yıllardır her okuduğumda, her aklıma geldiğinde gözlerimin dolduğu üç yakıcı söz. Üç yıkıcı söz, belki daha doğru. Kişiliksiz bir ‘insanları […]
Devamını Oku
“Bekler bazı şiirler bazı yaşları” der Necatigil. Sanırım “hikmet burcu” şiirleri için insanın bir yaşama deneyimine sahip olması gerektiğini ima etmek için söylenmiş bir sözdür benim büyük öğretmenimin sözü. Yine de ben, kurucu bütün şairlerin çok genç yaşlarda insanı iskeletine kadar gördüklerine inanırım. Bizde ve dünyada şiir dehası diyebileceğimiz, sayıları çok az olan çok büyükler, […]
Devamını Oku
Ahmet Telli şiirinin çok boyutlu estetik birikimi ile “Şair Ahmet Telli” nin örgütlü birey olarak bütünlüklü ele alınması zorunludur. Hayatı ve şiirleri iç içe geçmiş bir şair söz konusuysa, hem estetiğin dili hem de ideolojinin dili öne çıkar. Çünkü daha ilk adımda biliriz ki şiir bir cesaret işidir ama bu cesaret salt sözcüklerden ibaret değildir; […]
Devamını Oku
Ahmet Telli ve şiirini birkaç kelime ile tanımlamam gerekseydi sezgi, vicdan, aşk, isyan, direniş, dil ve arkadaşlık derdim. İlk sıraya sezgi kelimesini koymamın nedeni Telli’nin bireysel, toplumsal ve şiirsel anlamda varoluşunun sınırlarını ve sınırsızlıklarını belirlerken hem bir birey hem de bir eğitimci ve şair olarak sezgileriyle hareket ettiğini düşünmemdir. Bu düşünceye kapılmamın nedeni şairin şiirleri, […]
Devamını Oku