Yeni yılın ilk Karanfil’i kültür ve sanatla zenginleşsin istediğimiz şehrimizde hatıralarla, hüzünle, sevinçle, müzikle, şehrin sesiyle açıyor. Hatıralarımız gerçeğimizin aynasıdır yaşadığımız coğrafyada. O gerçek ki hüzün bahçelerini çoğaltır, öfke ve özlemi harman eder. En çok “neden” diye sorarız bir başkasına, kendi kendimize. En çok öfkeyi keşkelerle çoğaltırız. Biliriz ki geçip giden zaman bir yerde yaralanmıştır. […]
Yeni yılın ilk Karanfil’i kültür ve sanatla zenginleşsin istediğimiz şehrimizde hatıralarla, hüzünle, sevinçle, müzikle, şehrin sesiyle açıyor.
Hatıralarımız gerçeğimizin aynasıdır yaşadığımız coğrafyada. O gerçek ki hüzün bahçelerini çoğaltır, öfke ve özlemi harman eder. En çok “neden” diye sorarız bir başkasına, kendi kendimize. En çok öfkeyi keşkelerle çoğaltırız. Biliriz ki geçip giden zaman bir yerde yaralanmıştır. Kapanmaz, sızısı dinmez, acısı unutulmaz. Bir şarkı duyulmuştur, onlarca yıl susmaz. Şehrin sokakları karlı kalmıştır. Öfkeyle gelen suskunluk en büyük sesleniş olmuştur.
Demokrasi, adalet ve eşitlik arayışı; aydın zihinler, vicdanlı kalpler, umutlu adımlarla mümkündür. Bizim şehrimiz bu arayışın en heyecanlı kalbine, en cesur kalemine, en onurlu yürüyüşüne tanıklık etti. Bizim şehrimiz, bu arayışın en acı kaybına, yaşanmış en büyük hüznüne tanıklık etti. 32 yıl geçti. 32 yıldır tanıklık ettiğimiz gerçekliği, cesareti, onurlu yürüyüşü unutmadık. Uğur Mumcu sadece bir gazeteci değil, toplum vicdanı, yurttaşlık bilinci, hak arayışının temsili, umudun en heyecanlı kalbiydi. Onun mücadelesi, karanlığın yuttuğu gerçekleri sadece ortaya çıkarmak değil, o gerçekliği halk için, güzel yarınlar için değiştirebilmekle ilgiliydi. Umutluydu. O, çarkı bozuk sistemi yıkıp geçmeyi başarabilmenin umudunu, daha güvenli, hakça ve kardeşçe yaşayabilmenin umudunu taşıyordu. Fikir insanıydı, düşünce özgürlüğü için mücadele veren büyük bir aydındı. Onun en önemli yönüydü aydınlığı. Bir hafıza oluşturma çabası, gerçeğin peşinde oluşu, fikirlerini cesurca her yerde ve her fırsatta dile getirmesi mesleğine duyduğu aşkı, heyecanı büyütmüştü. Uğur Mumcu’yu ve bizden koparılan tüm değerlerimizi tekrar saygı ve minnetle anıyoruz.
Sevgili Dostlar;
İnandığımız ve mücadelesini verdiğimiz fikirlerin, düşüncelerin ve emeğini verdiğimiz geleceğin parlak ve daha yaşanabilir olması için birlik olmalıyız. Umudun peşinden giden ve bu yolda hayatlarını vakfetmiş tüm değerlerimizin hatıralarını, mücadelelerini, fikirlerini ve düşüncelerini anlamlı kılmak adına birlik ve beraberliğimizi korumalıyız. Ancak o zaman Uğur’ların “seslenişi” duyulur.
Sevgili Dostlar, Yaz, kentin kapılarını ve pencerelerini ardına kadar açtığı mevsimdir. Günler uzar, sokaklar kalabalıklaşır, parklar çocuk sesleriyle dolar. İnsanlar gölgeli bir bankta soluklanır, bir meydanda karşılaşır, açık havada dinlenen bir şarkının çevresinde birbirine biraz daha yaklaşır. Çankaya’da ise yazın kendine özgü bir hali vardır. Kuğulu Park’ın serinliğinden Seğmenler’in yamaçlarına, mahalle aralarındaki küçük parklardan akşamları […]
Devamını Oku
Sevgili dostlar, Kentlerin hafızası sokaklarında saklıdır. Çankaya’nın hafızası da yalnızca binalarda, meydanlarda, caddelerde değil; yan yana gelen insanların sesinde, kitapçıların vitrininde, parkların gölgesinde, sahnelerin ışığında, kararlılıkla atılan adımlarda ve kültür sanatla kurulan derin bağda yaşar. Karanfil de bu hafızanın özel adlarından biridir. Bir sokak adı olmanın ötesinde, kentli olmanın, düşünmenin, üretmenin ve birlikte yaşamanın simgesidir. […]
Devamını Oku
Ahmet Telli şiirinin çok boyutlu estetik birikimi ile “Şair Ahmet Telli” nin örgütlü birey olarak bütünlüklü ele alınması zorunludur. Hayatı ve şiirleri iç içe geçmiş bir şair söz konusuysa, hem estetiğin dili hem de ideolojinin dili öne çıkar. Çünkü daha ilk adımda biliriz ki şiir bir cesaret işidir ama bu cesaret salt sözcüklerden ibaret değildir; […]
Devamını Oku
Ahmet Telli ve şiirini birkaç kelime ile tanımlamam gerekseydi sezgi, vicdan, aşk, isyan, direniş, dil ve arkadaşlık derdim. İlk sıraya sezgi kelimesini koymamın nedeni Telli’nin bireysel, toplumsal ve şiirsel anlamda varoluşunun sınırlarını ve sınırsızlıklarını belirlerken hem bir birey hem de bir eğitimci ve şair olarak sezgileriyle hareket ettiğini düşünmemdir. Bu düşünceye kapılmamın nedeni şairin şiirleri, […]
Devamını Oku