Hüseyin Can Güner
Tüm Yazıları
Çankaya Kalbiyle Yenilenir
Ana Sayfa Tüm Yazılar Çankaya Kalbiyle Yenilenir

Sevgili Dostlar, Bazı şehirler vardır; zamanla birlikte yürür, sahip olduklarını aydınlık bir geleceğe taşıyarak yaşar. Çankaya böyledir. Sokaklarında geçmişin sesini duyarsın ama her adımda o sesi geleceğe taşır. Bu neden bizim şehrimizde yenilenmek, eskiyi geride bırakmak değil; onu yeniden anlamak, yeniden anlatmak demektir. Kültür ve sanat, tam da bu yüzden Çankaya’nın kalbinde yer alır. Çünkü […]

Sevgili Dostlar,

Bazı şehirler vardır; zamanla birlikte yürür, sahip olduklarını aydınlık bir geleceğe taşıyarak yaşar. Çankaya böyledir. Sokaklarında geçmişin sesini duyarsın ama her adımda o sesi geleceğe taşır. Bu neden bizim şehrimizde yenilenmek, eskiyi geride bırakmak değil; onu yeniden anlamak, yeniden anlatmak demektir. Kültür ve sanat, tam da bu yüzden Çankaya’nın kalbinde yer alır. Çünkü Çankaya, kültür ve sanatla ortaklaştığımız duyguların yeridir.

Çankaya için yenilenmek, sadece değişip gelişenleri görmek değildir.  Değişmeyeni fark edebilme ve anlayabilme, değişenleri de sorgulama halidir. Bir kentin kendine sorduğu en değerli soru; “Hangi değerlerle yola devam ediyoruz?”dur.  Çankaya için bu sorunun cevabı, karanlığı yırtıp aydınlık bir geleceğe ilk adımını attığı günden beri değişmez. Kültür, sanat ve birlikte yaşama iradesidir bizim cevabımız.

Çankaya; kelimelerle düşünür, seslerle hatırlar, renklerle çoğalır. Bir tiyatro perdesi açıldığında, bir sergi salonunda ışık yandığında ya da bir parkta müzik yankılandığında bu şehir yeniden nefes alır. Kültür ve sanat burada yalnızca izlenen değil; hissedilen, paylaşılan ve yaşamın içine karışan bir dildir. Yenilenmek de bu dili her kuşağın yeniden konuşabilmesidir. Bu nedenle ki eskiyi de yanına alarak yenilenmek, yeniyi aramak sadece değişmekle ilgili değil; bu şehrin kökleri sağlam, ilham olan yaşam kültürümüzle ilgilidir. 

Şehrimizin sokakları, geçmişle bugünün yan yana yürüdüğü bir bellektir. Eski bir binanın gölgesinde yeni bir fikir filizlenir; bir duvarın önünde genç bir ses kendine yer bulur. Biz bu karşılaşmalara inanıyoruz. Çünkü bir kenti diri tutan şey, tam da bu temas anlarıdır. Yenilik, çoğu zaman sessizce, böyle anlarda doğar. Bu temas anlarını çoğaltmak, sınırların dışında, evrensel bir dil oluşturmak ve kültür-sanat mirasımızı zenginleştirmek için bizi festivallerle dolu günler bekliyor.

Festival günlerinde zaman biraz yavaşlar, yüzler biraz daha yukarı bakar. Müzik, sinema, edebiyat sokaklara taşarken kent, kendi kalabalığını yeniden tanır. Çankaya’da festivaller; eğlenceden ziyade bir buluşma, ortak bir duyguda birleşme hali olacaktır. Birlikte gülmenin, düşünmenin ve üretmenin mümkün olduğunu gösterecektir. Bugünün dünyasında şehirler yalnızca büyümüyor, anlam arıyor. Kültür ve sanatı merkezine alan kentler, bu anlamı kaybetmiyor. Çankaya’nın yenilenme anlayışı da buradan besleniyor. 

Sevgili Dostlar,

Karanfil dergimizin yeni yılın ilk sayısında yenilenmek ve yeniliklerle ilgili düşünceleri göreceğiz. “Yenilenmek ve yenilikler” üzerine şunu söylemek isterim: Yenilenmek, acele etmek değil; dikkatle yürümektir. Çankaya, her adımında insanı, sözü ve sanatı gözeterek yürümeye devam edecek, çünkü biz biliyoruz ki Çankaya, kalbiyle yenilenir.

Yazarın Diğer Yazıları
Bir Bahar Günü bir Çocuk Gülüşü

Nisan, bu memlekete yalnızca baharı getirmez. Biraz ferahlık, biraz hatırlayış, biraz da içimizi usulca yoklayan bir umut getirir. Kışın içimize sinen ağırlık çekilirken, dallar hafifçe yeşile döner, rüzgâr sertliği bırakır, gökyüzü yeniden bir açıklık kazanır. Sonra takvim usulca 23’ü gösterir. İşte o gün nisan, yalnızca bir ay olmaktan çıkar; bir milletin hafızasına, bir çocuğun gülüşüne, […]

Devamını Oku
Çankaya Kalbiyle Yenilenir

Sevgili Dostlar, Bazı şehirler vardır; zamanla birlikte yürür, sahip olduklarını aydınlık bir geleceğe taşıyarak yaşar. Çankaya böyledir. Sokaklarında geçmişin sesini duyarsın ama her adımda o sesi geleceğe taşır. Bu neden bizim şehrimizde yenilenmek, eskiyi geride bırakmak değil; onu yeniden anlamak, yeniden anlatmak demektir. Kültür ve sanat, tam da bu yüzden Çankaya’nın kalbinde yer alır. Çünkü […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Ankara’da Çocuk Olmak

Ankara’da çocuk olmak; bozkırın sert rüzgârına karşı avuçlarında bir güneş saklayarak, tarihin suskun taşları arasında kendi masumiyetinin sesini aramak gibi… Bozkırdan Başkente Dönüşen Ankara’da Çocukluk Ankara, bir zamanlar bozkırın ortasında sade bir kasabaydı. Rüzgârı sert, toprağı yalın, ufku genişti. Ama o ufkun içinde büyüyen çocuklar için dünya kocamandı. Sokaklar oyun alanı, boş arsalar düş kurma […]

Devamını Oku
Ankaram = Anadolum…

Başkentte ilk evimiz Çıkrıkçılar Yokuşu’nun tepesine yakın “Safranhan”ın eteğindeki… Salman Sokak’taydı, yurdun her yöresinden komşumuz vardı. Çocuk aklımla canının istediği gibi sansürsüz konuşan amcaları teyzeleri… Akranlarımı yadırgamazdım; dilleri bizim dile benziyordu… “Anam eccük duz istiyo… İpta ben geldim… Ne diyo o gabcuk aaazlı… Gayfe iccen mi? Ellaam sen iyi bilin…” Bizim evdekiler de komşular da […]

Devamını Oku