Hüseyin Can Güner
Tüm Yazıları
Cumhuriyet’in adresinde, geleceğin eşiğinde
Ana Sayfa Tüm Yazılar Cumhuriyet’in adresinde, geleceğin eşiğinde

Sevgili Dostlar, Bazı kentlerin sokaklarında yürürken bir ülkenin hikâyesine dokunursunuz. Çankaya’da bu hikâyenin bir parçası oluruz. Bir pencereden uzanan bayrakta, okul yolundaki çocukların sesinde, kuşaktan kuşağa aktarılan bir hatırada Cumhuriyet’le yaşarız. Bizim için Cumhuriyet’le yaşamak ebedi bir sorumluluk, bitmeyen bir heyecan ve büyüyen umutlardır. Bu şehrin Cumhuriyet’le olan bağı coğrafyanın ötesinde bir anlam taşır. Bu […]

Sevgili Dostlar,

Bazı kentlerin sokaklarında yürürken bir ülkenin hikâyesine dokunursunuz. Çankaya’da bu hikâyenin bir parçası oluruz. Bir pencereden uzanan bayrakta, okul yolundaki çocukların sesinde, kuşaktan kuşağa aktarılan bir hatırada Cumhuriyet’le yaşarız. Bizim için Cumhuriyet’le yaşamak ebedi bir sorumluluk, bitmeyen bir heyecan ve büyüyen umutlardır. Bu şehrin Cumhuriyet’le olan bağı coğrafyanın ötesinde bir anlam taşır. Bu bağın temelinde, bağımsız yaşama iradesi ve geleceği akılla, bilimle, emekle kurma kararlılığı vardır. Bu bağın temelinde, kuruluşa yön veren düşüncenin filizlendiği tarih vardır. O düşüncenin ilelebet yaşayacağına olan inanç ve ant vardır.  

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, büyük yoklukların içinden bir ülkenin kendi kaderini belirleyebileceğine inandılar. Bu inancı kurumlara, okullara, haklara ve ortak bir geleceğe dönüştürdüler. Cumhuriyet, insana kendi yaşamının ve ülkesinin geleceğinde söz sahibi olma gücü verdi. O geleceğin sözü, sesi olabilme heyecanını verdi. Öyle zamanlar yaşanır ki umutsuzluğa düşersin. Cumhuriyet, işte o zamanlarda yola devam edebilme cesareti ve inadını verdi. Bir ülkenin geleceği, gençlerinin kurabildiği hayallerde görünür. Bir genç düşüncesini özgürce söyleyebiliyor, merak ettiği sorunun peşinden gidebiliyor, emeğinin karşılık bulacağına inanabiliyorsa o ülkenin yarınları için güçlü bir umudu vardır. Cumhuriyet, bize o umudu verdi.

Cumhuriyet’in kuruluşunda da böyle bir gelecek cesareti vardı. Savaşların ve yoksulluğun yorduğu bir ülkede, halkın iradesine dayanan yeni bir yaşam kuruldu. Bilim rehber kabul edildi, eğitimle ufuklar açıldı, kadınların toplumsal yaşamdaki yeri güçlendirildi. Bir millet, geleceğini kendi elleriyle kurmak üzere ayağa kalktı.

Bugün bize düşen, bu gücü herkes için çoğaltmaktır.

Bir çocuğun nitelikli eğitime ulaşabilmesi, bir kadının yaşamın her alanına eşit katılabilmesi, bir gencin yeteneği ve emeğiyle geleceğini kurabilmesi, ileri yaştaki bir komşumuzun kendisini güvende ve toplumun içinde hissedebilmesi… Cumhuriyet’e bağlılığımız, bu hedefler için verdiğimiz emekle anlam kazanır. Bu şehrin hikâyesini özel kılan anlayış budur. 

Sevgili Dostlar,

Sonbaharda doğanın renkleri değişirken Çankaya’nın Cumhuriyet’e duyduğu sevgi tüm mevsimleri aynı anda yaşatır. Bu sevgi, bize hem nereden geldiğimizi hatırlatır hem de hangi yarın için çalışacağımızı gösterir.

Cumhuriyet’in adresinde yaşamanın gururunu, geleceği kurmanın sorumluluğuyla taşıyoruz.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlığımızı ve Cumhuriyet’imizi borçlu olduğumuz bütün kahramanları saygı ve minnetle anıyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun.

Yazarın Diğer Yazıları
Cumhuriyet’in adresinde, geleceğin eşiğinde

Sevgili Dostlar, Bazı kentlerin sokaklarında yürürken bir ülkenin hikâyesine dokunursunuz. Çankaya’da bu hikâyenin bir parçası oluruz. Bir pencereden uzanan bayrakta, okul yolundaki çocukların sesinde, kuşaktan kuşağa aktarılan bir hatırada Cumhuriyet’le yaşarız. Bizim için Cumhuriyet’le yaşamak ebedi bir sorumluluk, bitmeyen bir heyecan ve büyüyen umutlardır. Bu şehrin Cumhuriyet’le olan bağı coğrafyanın ötesinde bir anlam taşır. Bu […]

Devamını Oku
Yaz ve Hüzün

Sevgili Dostlar, Yaz, kentin kapılarını ve pencerelerini ardına kadar açtığı mevsimdir. Günler uzar, sokaklar kalabalıklaşır, parklar çocuk sesleriyle dolar. İnsanlar gölgeli bir bankta soluklanır, bir meydanda karşılaşır, açık havada dinlenen bir şarkının çevresinde birbirine biraz daha yaklaşır. Çankaya’da ise yazın kendine özgü bir hali vardır. Kuğulu Park’ın serinliğinden Seğmenler’in yamaçlarına, mahalle aralarındaki küçük parklardan akşamları […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Eylül gelince Ankara gençleşir

Kızılay, Cebeci, Beşevler, Bahçelievler, Emek, Balgat, 100. Yıl, oradan Eskişehir yolu ve oradan da Hacettepe, ODTÜ, Bilkent hattının bir temmuz-ağustosta, bir de eylülün sonlarına doğru tepeden fotoğrafını çekmek mümkün olsa keşke. Benim gözümde, tepeden değil belki ama yerden çekilmiş çok fazla görüntüsü var bu hattın. Biraz anlatmam gerekirse, temmuz-ağustosta her yer bomboş, trafik hep rahat, […]

Devamını Oku
Ankara’da güz, edebiyat ve zaman

UYANAN ŞEHİR “Son kuşlar da geçiyor / Biten bir sevda gibi / Uyanıyor Ankara…” Murat Yetkin’in şiirinden Eftal Küçük’ün bestelediği ve Çağdaş Türkü’nün seslendirdiği bu şarkı, şehre yabancı olanlarda bile bir “Ankara” duygusu yaratıyor. Hele mevsim sonbaharsa, tanıdık bir şehrin bildik bir havası etrafınızı sarıyor. Şarkının dizelerindeki gibi “Uyanıyor Ankara”: Günün ilk ışıklarıyla insanlar sokaklara […]

Devamını Oku