Berkay Bartan
Tüm Yazıları
Ankara’ya Dair
Ana Sayfa Tüm Yazılar Ankara’ya Dair

Gözlemlediğim kadarıyla Ankara’da yaşamak filmlerde rol almaya benzedi geride bıraktığımız yıllar içinde. Sokakları çoğu zaman hareketli görebiliyoruz mesela. Bulunduğunuz caddeden bir diğerine geçerken yalnız yerlilerle kalmayıp binalar arasındaki geçişi görmek de pek kolaydır. Aynı otobüse binenlerin evden işe gitmek gibi ortak amaçlarının olduğunu iddia edebilmek zor hale geliyor asıl. Çünkü bir değişimin içerisindeyiz. Burada farklı […]

Gözlemlediğim kadarıyla Ankara’da yaşamak filmlerde rol almaya benzedi geride bıraktığımız yıllar içinde. Sokakları çoğu zaman hareketli görebiliyoruz mesela. Bulunduğunuz caddeden bir diğerine geçerken yalnız yerlilerle kalmayıp binalar arasındaki geçişi görmek de pek kolaydır. Aynı otobüse binenlerin evden işe gitmek gibi ortak amaçlarının olduğunu iddia edebilmek zor hale geliyor asıl. Çünkü bir değişimin içerisindeyiz. Burada farklı emellerle yola çıktıktan sonra bazen rastlaşmalar, bazense ayrılıklar vesilesiyle kendi filmimizi canlandırıyoruz. Herkes başka duraklardan binebilir. Aynı mantıkla inebilir de. Böylece yolculuklarımızın tek ortak noktası Ankara’da yaşanmaları kalır.

Dünya üzerinde gündemi durulmayan sayılı başkentlerin birinden söz ediyorum, elbet yaşaması kolay olmayabilir. Söylediklerim için bu güzel şehre yönelik belki küçük bir sitem diyebiliriz. Zorluklara karşı kılıç kalkan gerdiğimiz bu günlerde olabildiğince iyi kalan taraflardan bakmak istiyorum hayata.

Ankara keşfedilmesi başka şehirlere nazaran uzun sürecek bir yer. Sabır ister, tecrübe ister. Dışarıdan gelmeyle beraber belli başlı simgesel yerleri ziyaret etmeyle tanıyamazsınız. Bu yüzdendir ki yıllardan bu yana denizinin olmayışıyla kötü yönde nam salması. Oysa bu şehir baştan sona insanı insana tasvir eden bir ayna gibidir. Anadolu tarihini yaşatırken modernleşme çabası güden dünya şehirlerine kafa tutmaya çalışması, ne kadar da bizden bir memleket olduğunu göstermeye yetmeli. Ucuz mazeretlerle gezmeyi erteleriz güzel köşe başlarını. Üstelik bu seyahatler bile yetmeyecekken. Kimi zaman da Ankara bize fırsat bırakmaz, bunu da söylemek gerekir. Bireysel ve toplumsal maceralarımızın etrafında sallanıp seyrederken fark etmeyi atlayabiliyoruz. Halbuki filmlerin en can alıcı sahneleri detaylarda gizlidir. Ankara’yı sevmemi sağlayan nedenlerin belki de başında gelir anlamlılığı.

Bizler öğrenmeyi durdurmayan canlılarız. Zorluklarla karşılaştığımız vakit aynı dertleri aşan insanlara öykünmek isteriz. İnsanı insandan öğrenmek isteriz. Şehre bir bakın dilerseniz. Üzerinizde taşıdığınız sorumluluklar silsilesini ya da akış içerisinde yaşamayı daha güzel temsil eden bir şehir var mı dersiniz? Samimi olacağınıza inanmak istiyorum. Benim bakışımdan Ankara da kendi kurgusunu oluşturan çocuklar gibidir. Kendi başına karar alma dönemi gelmiş bir birey ve ihtiyacı olana koşmayı görev bilen gönlü zenginler gibidir. Adını bildiğim veya bilmediğim tüm şehirler adına kıskanırım Ankara’yı.

Yazarın Diğer Yazıları
Ankara’ya Dair

Gözlemlediğim kadarıyla Ankara’da yaşamak filmlerde rol almaya benzedi geride bıraktığımız yıllar içinde. Sokakları çoğu zaman hareketli görebiliyoruz mesela. Bulunduğunuz caddeden bir diğerine geçerken yalnız yerlilerle kalmayıp binalar arasındaki geçişi görmek de pek kolaydır. Aynı otobüse binenlerin evden işe gitmek gibi ortak amaçlarının olduğunu iddia edebilmek zor hale geliyor asıl. Çünkü bir değişimin içerisindeyiz. Burada farklı […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Ahmet Telli ve Şiiri: Vicdan bireyseldir!

Ahmet Telli şiirinin çok boyutlu estetik birikimi ile “Şair Ahmet Telli” nin örgütlü birey olarak bütünlüklü ele alınması zorunludur. Hayatı ve şiirleri iç içe geçmiş bir şair söz konusuysa, hem estetiğin dili hem de ideolojinin dili öne çıkar. Çünkü daha ilk adımda biliriz ki şiir bir cesaret işidir ama bu cesaret salt sözcüklerden ibaret değildir; […]

Devamını Oku
Ahmet Telli: Vicdanın Dili, Direnişin Şiiri

Ahmet Telli ve şiirini birkaç kelime ile tanımlamam gerekseydi sezgi, vicdan, aşk, isyan, direniş, dil ve arkadaşlık derdim. İlk sıraya sezgi kelimesini koymamın nedeni Telli’nin bireysel, toplumsal ve şiirsel anlamda varoluşunun sınırlarını ve sınırsızlıklarını belirlerken hem bir birey hem de bir eğitimci ve şair olarak sezgileriyle hareket ettiğini düşünmemdir. Bu düşünceye kapılmamın nedeni şairin şiirleri, […]

Devamını Oku