Nar Ergülen
Tüm Yazıları
Ağlayarak Değil Anlayarak!
Ana Sayfa Tüm Yazılar Ağlayarak Değil Anlayarak!

Cumhuriyet’imizin kurucusu, büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü, yitirişimizin 86. yılında, 10 Kasım 2007 doğumlu Nar Ergülen’in 10 Kasım 2020’de, 8. sınıftayken yazdığı bildiriyle anıyoruz.  “Bugün 10 Kasım, Atatürk’ü anıyoruz. Peki onu anarken yeterince anlıyor muyuz? Onun geride bıraktığı düşüncelerin önemini ne zaman kavrayacağız? 82 yıl önce hayata veda etmiş bir dünya liderinin çağdaş fikirlerini benimseyebildik […]

Cumhuriyet’imizin kurucusu, büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü, yitirişimizin 86. yılında, 10 Kasım 2007 doğumlu Nar Ergülen’in 10 Kasım 2020’de, 8. sınıftayken yazdığı bildiriyle anıyoruz. 

“Bugün 10 Kasım, Atatürk’ü anıyoruz. Peki onu anarken yeterince anlıyor muyuz? Onun geride bıraktığı düşüncelerin önemini ne zaman kavrayacağız? 82 yıl önce hayata veda etmiş bir dünya liderinin çağdaş fikirlerini benimseyebildik mi?

Bunlara verebileceğimiz yanıt ne yazık ki olumlu olmayacak. Her 10 Kasım’da onu andık ama galiba anlamayı unuttuk ve bu unutkanlığın sonuçlarını bugün yaşıyoruz. Atatürk her kuşağın yenilikçi fikirler benimsemesini, demokratik ve laik  Cumhuriyet düşüncesinin geleceğe aktarılmasını hedeflemişti. Ne yazık ki 97 yıl önce kurulan Cumhuriyet’in ilkeleri tümüyle uygulanamadı ve toplumsal eşitlik sağlanamadı. Çağdaş bir topluma ulaşamadık.

Atatürk’ü anlamak demek, onun ilke ve devrimlerini bıraktığı yerden devam ettirmek ve daha ileri götürmek demektir. Onun düşüncelerinin değerini, devrimlerinden uzaklaşmaya başlayınca anladık.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” demişti. Bugün bilimin ve aklın yol göstericiliğinden çok uzaktayız… Ama Atatürk’ün Cumhuriyet’i emanet ettiği gençler olarak çok çalışacak, bilimin ışığında, aklın yolunda, aydınlık bir Türkiye’ye ulaşacağız.

Kadınlara, erkeklerle eşit haklar sağlamıştı, özgürlüklerine çok önem vermişti.

Bugün eşitlikten ve kadınların özgürlüğünden yoksun bir ülkede yaşıyoruz… Ama haklarının ve özgürlüklerinin bilincinde gençler olarak, Ata’mızın bize armağan ettiği özgürlükleri yeniden kazanıp, ülkemize de kazandıracağız.

Eğitim-öğretimde laiklik ve fırsat eşitliği sağlamıştı, bugün ne yazık ki bunun geçerliliği kalmadı… Ama şimdi laik eğitimin bir ülkenin gelişmesindeki en önemli unsur olduğunu unutmadan çalışacağız.

Türkiye, Atatürk’ün önderliğinde bilimde, kültürde, sanatta, sporda, eğitimde başlattıklarını sürdürebilseydi, bugün kendi bölgesinde ve dünyada en gelişmiş ülkelerden biri olurdu. Cumhuriyet ve laikliğin bile tartışılır duruma geldiği bu zamanda, onu ağlayarak değil anlayarak analım.”

Yazarın Diğer Yazıları
Ağlayarak Değil Anlayarak!

Cumhuriyet’imizin kurucusu, büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü, yitirişimizin 86. yılında, 10 Kasım 2007 doğumlu Nar Ergülen’in 10 Kasım 2020’de, 8. sınıftayken yazdığı bildiriyle anıyoruz.  “Bugün 10 Kasım, Atatürk’ü anıyoruz. Peki onu anarken yeterince anlıyor muyuz? Onun geride bıraktığı düşüncelerin önemini ne zaman kavrayacağız? 82 yıl önce hayata veda etmiş bir dünya liderinin çağdaş fikirlerini benimseyebildik […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Ankara’da Çocuk Olmak

Ankara’da çocuk olmak; bozkırın sert rüzgârına karşı avuçlarında bir güneş saklayarak, tarihin suskun taşları arasında kendi masumiyetinin sesini aramak gibi… Bozkırdan Başkente Dönüşen Ankara’da Çocukluk Ankara, bir zamanlar bozkırın ortasında sade bir kasabaydı. Rüzgârı sert, toprağı yalın, ufku genişti. Ama o ufkun içinde büyüyen çocuklar için dünya kocamandı. Sokaklar oyun alanı, boş arsalar düş kurma […]

Devamını Oku
Ankaram = Anadolum…

Başkentte ilk evimiz Çıkrıkçılar Yokuşu’nun tepesine yakın “Safranhan”ın eteğindeki… Salman Sokak’taydı, yurdun her yöresinden komşumuz vardı. Çocuk aklımla canının istediği gibi sansürsüz konuşan amcaları teyzeleri… Akranlarımı yadırgamazdım; dilleri bizim dile benziyordu… “Anam eccük duz istiyo… İpta ben geldim… Ne diyo o gabcuk aaazlı… Gayfe iccen mi? Ellaam sen iyi bilin…” Bizim evdekiler de komşular da […]

Devamını Oku