Yıllardır düşünürüm. Edebiyatımızdaki yenilerin birincisinin Ankara’da, üstelik Yenişehir’de ortaya çıkmış olması sadece bir tesadüf müdür? Mekânın yeni oluşu gelenekten kopmak için teşvik etmiş olmasın gençleri? Gençler dediğim, Oktay Rifat ile Orhan Veli. Özen Pastanesi’nde oturmuşlar. Şöyle hayal edin. Bütün ömrünüz boyunca daracık sokaklarda yürümüş, kargacık burgacık konaklarda, bahçeler içinde ahşap evlerde, olmadı nohut oda bakla […]
Devamını OkuBaşkenti övmenin birçok anlamı olabilir. Güzellemek konusunda düşünemeyeceğiniz kadar yaratıcı olabilirim; başımıza gelen bütün iyilikleri Ankara’dan bilebilirim. Değiştirdim. Barış Bıçakçı’nın kahramanı Abidin’in arkadaşına yazdıklarını… Şehirden göç ettin, bu fiyakalı bir eylem denince kızmış belli, mektubunda cevaplıyor: “Ankara’yı kötülemenin bir anlamı yok. Kötülemek konusunda düşünemeyeceğin kadar yaratıcı olabilirim, başımıza gelen bütün belaları Ankara’dan bilebilirim(…)” Başkenti Ankara […]
Devamını Oku