Yaşar Seyman
Tüm Yazıları
Güzelleşecek Dünya
Ana Sayfa Tüm Yazılar Güzelleşecek Dünya

Hoş geldin, kadınım benim, hoş geldin!  Ayağını bastın odama  kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi.  Güldün,  güller açıldı penceremin demirlerinde.  Ağladın,  avuçlarıma döküldü inciler; gönlüm gibi zengin,  hürriyet gibi aydınlık oldu odam. Hoş geldin, kadınım benim, hoş geldin. Nâzım Hikmet Güneş ülkesi Türkiye Türkiye; Avrupa ve Asya kıtasını birbirine bağlayan, yedi iklim dört köşe misali […]

Hoş geldin, kadınım benim, hoş geldin! 

Ayağını bastın odama 

kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi. 

Güldün, 

güller açıldı penceremin demirlerinde. 

Ağladın, 

avuçlarıma döküldü inciler;

gönlüm gibi zengin, 

hürriyet gibi aydınlık oldu odam.

Hoş geldin, kadınım benim, hoş geldin.

Nâzım Hikmet

Güneş ülkesi Türkiye

Türkiye; Avrupa ve Asya kıtasını birbirine bağlayan, yedi iklim dört köşe misali yedi bölgesi olan, üç yanı denizlerle çevrili, nehirler zengini -ki bazı nehirleri denizlere dökülen- bir de Anadolu’suyla güzeller güzeli Akdeniz’in güneş ülkesi. 

Bu güzelim ülkede belediye seçimlerinde ‘Seçme Hakkı’ 1930’da verildi. İlk kadın belediye başkanı Müfide İlhan, bir Akdeniz kenti olan Mersin’de seçildi.

Türkiye’de kadınlara ‘Seçme ve Seçilme Hakkı’ 5 Aralık 1934’te tanındı. O yıllardan sonra ülkeyi yönetenler, kadınlar adına gereğini yapmak yerine, söylemlerinde “Atatürk birçok Avrupa ülkesinden önce kadınlara seçme ve seçilme hakkını tepeden verdi. Siz kadınlar bu hakların kıymetini biliyor musunuz?” ifadesini kullandı.

Türkiye ‘Seçme ve Seçilme Hakkı’nı elde ettikten 59 yıl sonra nihayet Tansu Çiller adında bir kadın başbakanla tanıştı.

BİR AKDENİZ ÜLKESİ FRANSA

Eşitlik, kardeşlik, özgürlük sözcükleriyle gerçekleşen dünyadaki ilk devrimin ülkesinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı, 1944 yılında tanınıyor. Bu hakkın tanınmasının üzerinden 70 yıl sonra Fransa’nın başkenti Paris’te Anne Hidalgo 2014 yılında Paris’in ilk kadın belediye başkanı seçiliyor. 

Anne Hidalgo, Fransız siyasetçi, Sosyalist Parti üyesi, İspanya’da doğan ve ailesiyle Fransa’ya göç edip Lyon’a yerleşen bir göçmen.

Paris’e giden herkes Paris’in ilk kadın belediye başkanı Anne Hidalgo’nun adını duyunca ne düşünüyor bilemem, ben sevinç duymuştum. İspanya doğumlu ve üç çocuk annesi bir kadın, Fransa’nın başkenti Paris’in belediye başkanlığını sürdürmekle yetinmiyor. 22 Haziran 2023 günü Belediye Başkanı Anne Hidalgo, Belediye Başkanları Küresel Sözleşmesi’nin En Yeni Küresel Büyükelçisi olarak atanıyor ve dünyaya Seine Nehri’nden akışını sürdürüyor. 

Zamanın Komutanı’nın gözünde 

Kuşku duyuluyorsa sadakatimden

Hiç umurumda değil, 

İçimde şiir çiçeklerini açtırdı.

O bu kokuyu tanır,

O bilir;

Hazan mevsimine hazan demek,

Gül bahçesine isyan etmek değildir.

Pakistanlı şair Pervin Şakir

BİR ASYA ÜLKESİ PAKİSTAN

Pakistan denince, Muhammed Ali Cinnah, Şair Muhammed İkbal, Zülfikar Ali Bhutto, Hindikuş, Karakurum Dağları, İndüs Nehri, Keşmir, İslamabad ve Karaçi’nin kadını dünya liderinden Benazir Bhutto ilk akla gelenler. 

Pakistan’da kadınlara ‘Seçme ve Seçilme Hakkı’ 1956 yılında tanınıyor. Bu hak tanındığında Pakistan’ın ve Müslüman ülkelerin ilk kadın başbakanı Benazir Bhutto henüz üç yaşında. Başbakan Zülfikar Ali Bhutto’nun kızı. Eğitimlerini tamamladıktan sonra yurduna dönüyor, önce babası idam ediliyor, sonra iki kardeşi suikastla öldürülüyor. Pakistan’da kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındıktan 32 yıl sonra ülkesinin ilk kadın başbakanı seçiliyor. Asyalı kadının adeta yazgısı olan yarım kalan şarkıyı söylemeyi sürdürüyor. 

Üç ülke, üç tarih bize önce şunu gösteriyor: Yaşasın erkek egemen bakış!..

Üç ülkede de kadınlar öncelikle seçme şampiyonu olarak yaşıyorlar. Mücadele ettikçe artık hem seçip hem de seçilmeye başladılar. İnanıyorum ki dünyayı kadınlar değiştirecek…

Yazarın Diğer Yazıları
Ankara’da Çocuk Olmak

Ankara’da çocuk olmak; bozkırın sert rüzgârına karşı avuçlarında bir güneş saklayarak, tarihin suskun taşları arasında kendi masumiyetinin sesini aramak gibi… Bozkırdan Başkente Dönüşen Ankara’da Çocukluk Ankara, bir zamanlar bozkırın ortasında sade bir kasabaydı. Rüzgârı sert, toprağı yalın, ufku genişti. Ama o ufkun içinde büyüyen çocuklar için dünya kocamandı. Sokaklar oyun alanı, boş arsalar düş kurma […]

Devamını Oku
Bir Zamanlar ANKARA

Seksenlerin ve doksanların Ankara’sı bir kentten çok, bir nabızdı. Politik olanla sanatsal olan aynı masada oturur, aynı çayı yudumlardı. Kızılay’da yürürken bir bildiriyle bir şiir yan yana düşerdi cebine; bir sokak başında slogan, öteki başında gitar sesi. Ankara o yıllarda susmazdı; tartışır, itiraz eder, üretirdi. Başkent olmak yalnızca devletin kalbi olmak değildi; ülkenin vicdanı da […]

Devamını Oku
Bu Sayıdan Yazılar
Ankara’da Çocuk Olmak

Ankara’da çocuk olmak; bozkırın sert rüzgârına karşı avuçlarında bir güneş saklayarak, tarihin suskun taşları arasında kendi masumiyetinin sesini aramak gibi… Bozkırdan Başkente Dönüşen Ankara’da Çocukluk Ankara, bir zamanlar bozkırın ortasında sade bir kasabaydı. Rüzgârı sert, toprağı yalın, ufku genişti. Ama o ufkun içinde büyüyen çocuklar için dünya kocamandı. Sokaklar oyun alanı, boş arsalar düş kurma […]

Devamını Oku
Ankaram = Anadolum…

Başkentte ilk evimiz Çıkrıkçılar Yokuşu’nun tepesine yakın “Safranhan”ın eteğindeki… Salman Sokak’taydı, yurdun her yöresinden komşumuz vardı. Çocuk aklımla canının istediği gibi sansürsüz konuşan amcaları teyzeleri… Akranlarımı yadırgamazdım; dilleri bizim dile benziyordu… “Anam eccük duz istiyo… İpta ben geldim… Ne diyo o gabcuk aaazlı… Gayfe iccen mi? Ellaam sen iyi bilin…” Bizim evdekiler de komşular da […]

Devamını Oku